Emre Altuğ ile ilk gecesini anlattı
Çağla Şikel, Emre Altuğ’la evlendikten sonra ilk röportajını Güneş’te Neslihan Yavuzcan’a verdi!
N.Y: Siz çok zor bir şeyi başardınız. Biliyorsun piyasamızda evliliğe zor bakılıyor, evlenenlerin evliliği zor gidiyor. Siz yıllardır beraberliğinizi koruyorsunuz ve çok güzel gidiyor. Gençlere ya da bütün arkadaşlarımıza, bu piyasadaki kişilere neler tavsiye edersin? Bu çok önemli… Sanatçılar evlenince ‘kitle kaybı’ oluyor filan deniliyor. Herkes evlilikten kaçıyor ama siz güzel bir şeyi başardınız.
Ç.Ş: Bizim ilişkimiz öyle bir noktaya gelmişti artık. Atlattığımız, yaşadığımız şeylerden sonra yapılması gereken bir tek şey vardı. Emre çok bilinçli ve akıllı bir insan zaten. Öyle bir dönemde yani çok doğru bir zamanda teklif etti. Bizim tek yaptığımız şey; yakaladığımız bazı duygulara sarılmak oldu. Yapılması gereken tek şey bu. Eğer gerçekten hissediyorsan onu, doğru olduğuna inanıyorsan, bu insanla ömür geçer diye düşünebiliyorsan, ona her türlü koşula rağmen sarılmak ve onun için savaşmak… Bir şeyler yolunda gitmiyor ya da ayrılık var diye arkanı dönüp gitmek yerine, hissettiğin duyguların peşinden gitmek… Biz öyle yaptık.
DÜĞÜN SABAHI ARKADAŞLARIMIZLA BERABERDİK, MAKARNA SÖYLEYİP YEDİK
N.Y: Evlendiğiniz gecenin sabahında ne yaptınız?
Ç.Ş: Yatmadığımız için eğlendik, sohbet ettik, arkadaşlarımız geldi. Enteresan bir gece oldu, çok keyifliydi. Biz ikimiz de o anda gerçekten aynı şeyleri istedik. Arkadaşlarımızla toplandık. Öğlene kadar filan sohbet ettik. Çok güzeldi.
N.Y: Peki bir şeyler hazırladın mı?
Ç.Ş: Ben hazırlamadım. Zaten oteldeydik. Room servisten makarna söyledim.
N.Y: Neli makarna söyledin?
Ç.Ş: Şu an hatırlamıyorum… Sana ne canım neli diye; tam gazeteci sorusu. Sonra yazacaksın ‘bilmem ne gecesinde makarna…’
N.Y: Aranızda bir tartışma olduğu zaman ya da çok mutlu olduğunuz zaman neler olur? Mesela kavga ettiğinizde nasıl barışırsınız?
Ç.Ş: Taraflardan biri alttan alıyor. Suçlu da olsa, suçsuz da olsa, hatalı olan ya da hatalı olmayan taraf diye bir şey yok bizde. Önemli olan bu işi yürütmeye çalışmak. O anda kim daha hazırsa o yürütüyor. Yok işte ben bir şey yapmadım, benim günahım yok, o özür dilesin gibi çocukça şeyler yok aramızda. İkimiz de olgun insanlarız. Biz hayatımızın sonuna kadar, Allah izin verirse, bu işi yürütmeye çalışmak adına bu işe girdik ve bunun için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
KIZ ÇOCUK İSTİYORUZ; ADI TUANA
N.Y: Çocuk ne zaman düşünüyorsunuz?
Ç.Ş: En kısa zamanda inşallah.
N.Y: Ne istiyorsun? Kız mı? Erkek mi?
Ç.Ş. Uzun yıllardır hep hayalim bir kız annesi olmaktı. Bir kız olsun, sonra erkek de olabilir. Ama önce bir kızım olsun isterim, tabii kısmet.
N.Y: İsim var mı kafanda?
Ç.Ş: Var. Biri Tuana, diğeri Yasmin. Bu benim yeni aldığım bir karar değil. Ben çok takıntılıyımdır böyle şeylere. 15 yıl önce de sorsanız yine Tuana derdim; zaten röportajlarımda da vardır.
N.Y: Levent Yüksel’in şarkısının etkisi oldu mu?
Ç.Ş: Tabii oldu. Çok seviyordum bi de üstüne o şarkı gelince…
N.Y: Yasmin Tuana koy hatta…
Ç.Ş: Valla göbek adı da o olabilir.
N.Y: Peki kıskanç mısın?
Ç.Ş: Eskisi kadar değil ama tabii var.
N.Y: Emre kıskanç mı?
Ç.Ş: Emre biraz dik başlı kıskanç. Ben ise daha şımarık…
N.Y: Sana hayatta en büyük sürprizi ne oldu Emre’nin?
Ç.Ş: Hayatıma girişi oldu… Hayatıma girişi, hayatımın en güzel şeyi… Çünkü insan hayatının sonuna kadar geçirebileceği, arkadaşlık kurabileceği adamı bulması çok zor. Ben bunu zor yıllarla yaşadım. Biz Emre’yle çok iyi arkadaş olduk, çok iyi anlaşıyoruz.
|
|









Yorumlar