<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MagazinMedya.net : Magazin Medya eğlence dünyasından son Haberler. &#187; Röportaj</title>
	<atom:link href="http://www.magazinmedya.net/kategori/unluler/roportaj/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.magazinmedya.net</link>
	<description>MagazinMedya.net : Magazin, müzik medya dedikodu paparazzi skandal ve eğlence dünyasından en son haberler, Magazin Medya sitesi ayrica ünlülerin resim galerileri frikikler, e daha neler neler...!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 13:38:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Esra Erol &#8216;Kara Duvak&#8217;ı anlattı&#8230;</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/esra-erol-kara-duvaki-anlatti.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/esra-erol-kara-duvaki-anlatti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 18:29:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Erol 'Kara Duvak'ı anlattı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=19249</guid>
		<description><![CDATA[Gözü kör eden &#8216;aşk&#8217;ın gözünü bir nebze olsun açmak için yazılmış bir kitap Kara Duvak, çocuk gelinler ablalarının teyzelerinin hatalarını tekrarlamasın diye&#8230; Atv Yenibosna stüdyolarına randevumuzdan biraz erken gidiyoruz, Müge Anlı&#8217;nın programı bitmek üzere, birazdan Esra Erol&#8217;un burada olacağı haberi geliyor. Müthiş bir koşuşturma var, burası bir televizyon stüdyosundan çok bir hastane koridoru gibi&#8230; Herkesin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/11/esra-erol-kitap.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-19250" title="esra-erol-kitap" src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/11/esra-erol-kitap.jpg" alt="" width="300" height="201" /></a>Gözü kör eden &#8216;aşk&#8217;ın gözünü bir nebze olsun açmak için yazılmış bir kitap Kara Duvak, çocuk gelinler ablalarının teyzelerinin hatalarını tekrarlamasın diye&#8230;<br />
Atv Yenibosna stüdyolarına randevumuzdan biraz erken gidiyoruz, Müge Anlı&#8217;nın programı bitmek üzere, birazdan Esra Erol&#8217;un burada olacağı haberi geliyor. Müthiş bir koşuşturma var, burası bir televizyon stüdyosundan çok bir hastane koridoru gibi&#8230; Herkesin bir derdi var ve bu dertlerine çare bulmak için buraya gelmişler&#8230; Biz de Esra Erol&#8217;un yeni kitabı &#8216;Kara Duvak&#8217; için buradayız! Esra Hanım kapının birkaç adım önünde görünüyor, yayından saatler önce stüdyoya gelmesiyle, iyi bir programcının birkaç adım önünde&#8230;</p>
<p>Erol, çocuk yaşta gelin olan kadınlar için &#8216;gerçek&#8217; bir kitap yazmış, buradaki hiçbir şey kurgu değil! Kimi kendine tecavüz eden adama gelin edilmiş, kimi aşkın heyacanına kapılıp çoçuk yaşta evliliğe &#8216;evet&#8217; demiş on beş kadın ve onların hikâyeleri&#8230; Erkeklerinin sevdikleri kadını imzadan sonra neden başka biri yapmaya çalıştıklarını, sadece &#8216;aşk&#8217; üzerine bina edilen evliliklerin ilk depremde nasıl yıkıldığını, kirişlerinden kolonlarından çalınmış evlilikleri konuştuk&#8230;&#8217;Çocuk gelinler&#8217; sadece Güney Doğu&#8217;nun bir sorunu mu? &#8216;Evlenenince düzelir&#8217;, &#8216;Beyim, ne yapsa yeridir!&#8217; klişelerine Esra Erol ne diyor? Genç kızlara tavsiye ne?</p>
<p>Gözü kör eden &#8216;aşk&#8217;ın gözünü bir nebze olsun açmak için yazılmış bir kitap Kara Duvak, çocuk gelinler ablalarının, teyzelerinin hatalarını tekrarlamasın diye&#8230;</p>
<p>Esra Erol bugün Tüyap kitap fuarında 15:00-17:00 arasında okuyucuyla imzada buluşacağı kitabı &#8216;Kara Duvak&#8217;ı sabah.com.tr okuyucuları için anlattı&#8230; &#8216;Sahici&#8217; bir kitabı, &#8216;sahici&#8217; bir kadınla konuşunca, röportajın sahici olması da bir mecburiyete dönüştü&#8230;</p>
<p><strong>Kara Duvak&#8217;ta 15 kadın var, 4&#8242;ü isimsiz ve geri kalanlar da soyisimsiz. Bu kadınlara nasıl ulaştınız?</strong></p>
<p>Bu kadınların hepsi programa evlenmek için gelen kadınlar. Onların hayat hikâyelerini, çocuk yaştaki gelinlerin hikâyesini insanlarla paylaşmak istedik. Yaptığımız röportajları, kitaba dönüştürelim ve biraz da insanların gözüne sokalım istedik aslında. Ben de hem bir kadın hem bir televizyoncu hem de &#8216;çocuk gelinler&#8217; konusunda hassas biri olarak, kadına her türlü şiddetin karşısında durmak istedim.</p>
<p>Kötü evliliklerin en büyük mazereti olarak &#8216;aşk&#8217; çıkıyor karşımıza. Kitapta görüyoruz ki kuvvetli bir aşk kuvvetli bir evliği getirmiyor!</p>
<p>Herkes âşık olduğunu sanıyor! Âşık olmak dünyanın en güzel şeyi. Hepimiz, bedenimizin yenilenmesi için, beynimizin yenilenmesi için, yeni bir enerjiye sahip olmak için âşık olmayı seçiyoruz. Evlilik monotonlaştığı zaman da bir kıyamet kopartıyoruz ve &#8220;Bu evlilik nereye gidiyor, biz birbirimizden uzaklaştık mı&#8221;, diyoruz. O da aşkın bir belirtisi aslında, ama bu kitaptaki kadınların hayatlarında sadece aşkları var! Benim de bir aşkım var, ben de bir adamı seviyorum, ben o adama 22 yaşında âşık oldum ve o ilişkimi de aşkımı da sürdürdüm. Nihayetinde evlilikle sonuçlandırdım ve bir çocuk doğurdum, ama tüm bunlarla birlikte yürüyen bir de &#8216;Esra&#8217; var! Özgüvenimi doyurduğum, egomu doyurduğum, kendimi tatmin ettiğim, var olduğumu ispatladığım bir alanım var! Benim sadece 5 yıldır popüler bir kimliğim var, ama ondan önce de çalışma hayatı olan, gelecekle ilgili kendi adına fikir ve görüşleri olan biriydim! Ama elinizde sadece aşkınız varsa ve hayatınızı bir adama bağlıyorsanız, aslında yıkım orada başlıyor&#8230;</p>
<p><strong>Alkol ve kıskançlık evlilikleri uçuruma sürükleyen en büyük etken olarak karşımıza çıkıyor!</strong></p>
<p>Hemen herkes sosyal içici, alkol almak, kafayı dağıtmak, alkolün verdiği rahatlıkla eğlenmek çok keyifli olabilir, ama buradaki alkol erkeğin bastırılmış duygularını ön plana çıkartan bir alkol, adam içerken, &#8220;Biraz kafamı dağıtayım, rahatlayayım, sabah güzel uyanayım demiyor!&#8221; O alkol alırken, evdeki ekonomik sorunları, karısıyla problemlerini, annesinin onu &#8216;dır dır&#8217; yemesini, özgüven eksikliğini, hepsini bir heybeye koyarak içiyor ve bunun kadına dönüşü &#8216;şiddet&#8217; oluyor!</p>
<p>Ailelerin payı nedir, genç kızlar, küçük gelinler meselesinde. Tecavüz sonrası namuslarını temizlemek için, kendilerine tecavüz eden adamlarla evlendirilen kadınlar da var kitapta!</p>
<p>Asla bir genelleme yapmak istemem, ama &#8220;Kız büyüdü, evlensin de sofradan bir ekmek eksik olsun&#8221;, gözüyle de bakılıyor biraz! Bunu asla genellemiyorum, ama benim gözlemim bu yönde! &#8220;Aman evlensin de sorumluluğu başka birinin üzerine yıkılsın!&#8221; Evlendikten sonra da &#8220;Aman sakın ayrılıp gelmesin, bir de yanında çocuğu var, biz zaten üç boğaza zor bakıyoruz, sofraya iki boğaz daha eklenmesin&#8221;, gibi düşünceler var! Tüm bunların sonucunda ailelerde &#8220;Evliliğini sürdür, evliliğini kurtar&#8221;, feryadı oluşuyor! O sahipsizlik erkeği güçlendiriyor aslında. &#8220;Sana sahip çıkan benim, ben ne yaparsam o&#8221;, durumuna getiriyor! O yüzden kadının bir gelecek ve kariyer planı olmalı. Kariyer planı derken herkes üst düzey yönetici olsun, gazeteci televizyoncu olsun demiyorum, herkesin yatkınlığı, ilgisi ne ise, tekstil mi, yemek mi, temizlik mi, sekreterlik mi, artık ne ise, o yolda yüreyeceği bir alan seçmeli kendine ve o yoldan gitmeli&#8230;</p>
<p><strong>Kitapta başarı hikayeleri de var aslında; darbe yiyen, yıkılan, ama yeniden ayağa kalkan kadınlar!</strong></p>
<p>Ayla, Dilara Teyze, yaşadıkları sıkıntıları unutup yollarına ve hayatlarına devam edebilen, o mücadeleyi içlerinde barındırabilmiş, yaşatabilmiş kadınlar&#8230;</p>
<p>Erkeklerin evlendirdikleri kişiyi değiştirmeye yönelik bir eğilimleri oluyor! Kılık kıyafet, hâl hareket! Sevdikleri kadını başka biri yapmaya çalışıyorlar&#8230;</p>
<p>Bu sadece eğitimsiz kesimde değil, eğitimli kesimde de böyle aslında. Bizim camiada mesela, kadını sahnede görüyor, sahnede âşık oluyor. Herkesin ona hayran olmasına hayran oluyor ve o kadınla evleniyor! İlk cümlesi de &#8220;Artık sahneye çıkmayacaksın&#8221; oluyor&#8230; Kadın kendini yuvasına, ailesine, çocuklarına veriyor, bu sefer de, &#8220;Aa, bu evdeki kadın pespaye, sahnedeki kadın ışıl ışıldı, rengarenkti, cilveliydi, daha özgüvenliydi&#8221;, diyor! Onu ezmeye başlıyor&#8230; Sen, aslında senin onu sevmene sebep olan özelliklerden vazgeçirmeye çalışıyorsun o kadını. Buradaki sebepler, biraz kıskançlık, biraz özgüven eksikliği ve biraz da erkek egemenliği devreye giriyor. Tabi burada kadınlarda da hata var! Hemen bir erkeğin boyunduruğu altına girme, o ne derse kabul etme, yeni gelin moduna girip &#8220;Erkeğim ne derse o olur&#8221; tavrının da etkisi var. Senin kimliğin nerede, kişilin nerede, karakterin nerede?</p>
<p>Bu &#8216;çocuk yaşta gelinlik&#8217;in algıda Doğu&#8217;nun bir sorunu gibi gözükse de kitapta anlıyoruz ki, bu coğrafyalardan bağımsız bir sorun aslında!</p>
<p>Böyle bir algı var ama, kesinlikle öyle değil! Karakterlerden biri Amerika&#8217;da yaşıyor! Birinin ailesi eski İstanbullu. Batı&#8217;da da bu olaylar yaşanıyor, bunu gazelerden, televizyonlardan görüyoruz maalesef. İstanbul&#8217;un göbeğindeki kıskançlık cinayetleri yakın zamanda, yanıbaşımızda yaşanan olaylar&#8230;</p>
<p>Evlenmeyi düşünen bütün genç kızlar, çocuk gelin adayları, sizin programa katılanlar, bu kitabı okumalı, çünkü yapılan hatalar, yanlışlar hep aynı aslında&#8230;</p>
<p>Hepimiz evlenmek istiyoruz, hepimiz bir ilişkimiz olsun istiyoruz, aile kurmak, çocuk doğurmak sitiyoruz. Kurduğumuz hayalin mutlu sonla bitmesini temenni ediyoruz, ama bu mutlu son için karşılıklı fedakârlık gerekir, mücadele gerekir. O huzuru ve mutluluğu herkes için temenni ederken, bir yandan da şunu söylemek lazım. Sizin ilişkinizin gidişatı, evliliğiniz için çok büyük bir gösterge. İlişkide kıskanç birine &#8220;Ah bana bayılıyor, beni çok kıskanıyor, bana âşık&#8221; deyip, sözlü, fiili şiddetini sineye çekerseniz, şüpheniz olmasın ki, bu kişi bu haraketlerine evlilikte de misliyle devam edecektir. Biz o farkı göremiyoruz! Kimse kendini gizlemez. &#8220;Evlenmeden önce böyle değildi&#8221;, ben ona inamıyorum. Aşkın gözü kördür maalesef. Öyleydi ama sen görmüyordun, görmek istemiyordun! Biz bu kitabı biraz da &#8216;aşkın gözünü açabilmek&#8217; için hazırladık aslında.</p>
<p>&#8220;Eskiden sorulan sorular, evin var mı, araban var mı, sigortan var mı, şeklindeydi! Şimdi ise&#8230;&#8221; Programdan bahsetmişken, ufak bir gözlemimi de paylaşmak istiyorum. Herkesi evi, parayı, güzelliği arıyor ama burada Bayram Otel örneği karşımıza çıkıyor! Dış cephesi çok güzel bir otel ama, kolonlara kirişlere aynı özen gösterilmemiş&#8230; Evlilik için de biraz böyle değil mi, elbette tüm bunlara sahip biri aynı zamanda iyi bir karakter de olabilir, ama biraz yanlış yolla aranmıyor mu mutlu evlilikler?</p>
<p>Çok güzel bir soru sordun aslında, fakat programın giderek profili değişmeye başladı. İlk yaptığım yıllarda, iş, sigorta, ev gibi temel şeyler aranıyordu adaylarda. Şimdi gelen grubun yaş ortalaması düşük olduğu ve hayatla ilgili beklentileri değişik olduğu için sorular da değişti. Ben bu adamla/kadınla anlaşabilir miyim, ailelerimiz uyar mı, hayat görüşlerimiz ortak mı? Eskiden sorulan sorular, evin var mı, araban var mı, sigortan var mı, şeklindeydi! Şimdi artık kadınlar &#8220;Sinemaya gidiyor musun, hayatla ilgili beklentilerin nedir, kaç flört yaşadın, bunlardan niye ayrıldın&#8221;, gibi sorular soruyorlar&#8230;</p>
<p>Gün sonunu nasıl geldiğinizi merak etim açıkçası, ben burada yarım saat geçirdim ve gerçekten şaşırdım. Acayip hummalı bir çalışma ve sonsuz bir koşuşturma var. Hastane koridoru gibi, herkesin bir derdi var ve sizler bu dertlerle bire bir muhatap oluyorsunuz? Her gün bunu yapmak nasıl bir şey!</p>
<p>Müthiş bir şey! Burada yarım saat vakit geçirdin, onlarca yüzlerce insan geliyor, dertleriyle birlikte&#8230; Bunları çözmeye çalışıyoruz sonra da aralarından eleme yapıp programa çıkartıyoruz! Sonra üç saat boyunca onların derdini bizzat ben dinliyorum. Hadi program bitti, bu insanlar evlerine, otellerine kendi dünyalarına gidiyor&#8230; Gerçekten büyük organizasyon. Burada disiplin çok önemli, yaptığımız iş bıçak sırtı bir iş! Kadın ve erkek ilişkileri bayağılaşabilir, kontolü sağladığınızda çok tatlı bir hâl de alabilir. Ben işimi doğru yaptığıma, sistemi doğru kurduğuma inanıyorum. O insanlarla iletişime geçen arkadaşlarımın sabrı, ikili ilişkilerdeki tavırları benim için çok önemli. Burada çalışan arkadaşlarımın hepsi iyi aileleri olan, sabırlı ve mutlu çocuklar ve hayata bakışlarımız da bir! O yüzden konukları dinlerken programa evlenmeye gelen biri değil de bir arkadaşımız bir ablamız gibi dinliyoruz. Bu ilişkiler de zamanla gerçekten bu şekliyle kuruluyor!</p>
<p><strong>Geçen sene şöyle bir espri vardı, dizilerde, evlilik progrmalarından daha çok evleniliyor diye. Durum bu sezon nasıl?</strong></p>
<p>Dizilerle yarışıyoruz. Başarılı evliliklerin dönüşleri oluyor bize! Bunları duyduğumuzda çok da mutlu oluyoruz. Ben biraz az ve net evlilik yapma taraftarıyım, çünkü çok evlilik yaptırıp takip edemediğiniz zaman ve o evlilikler hüsranla sonuçlandığında fatura, &#8220;Onlar anlaşamadı&#8221;, diye çıkmayacak. &#8216;Esra Erol&#8217;da evlendiler diye çıkacak!</p>
<p>Sizi etkileyen en çok hangi hikaye oldu kitapta!</p>
<p>Semra, İpek, Dilara, aslında hepsi ama çoğunluk İpek üzerinde duruyor, Semra da aynı şekilde&#8230;</p>
<p>Semra Tecavüze uğruyor ve o kişiye eveniyor sonradan öğreniyoruz ki eşi daha önce 10 yaşındakı bir erkek çocuğuna da tecavüz etmiş!</p>
<p>Evet Semra&#8217;nın hikâyesi de kitaptaki en etkili hikâyelerden biri. Beni de çok etkiledi&#8230; Bana geliyorlar ve kitabı soruyorlar, ben de ne varsa anlatıyorum, yayıncım dedi ki &#8220;Ne yapıyorsun Esra Hanım?&#8221; &#8220;Ne yapıyorum, kitabı anlatıyorum&#8221; dedim. Sen kitabın tamamını anlatıyorsun insanların okumasını engelliyorsun&#8221; dedi. Bizim işimizde televizyonda yaptığımız işi detaylı olarak anlatmamız gerekiyor! Ben de oradan kalma bir alışkanlık her şeyi detaylı anlatırım&#8230; Dedi ki, &#8220;Anlatma, birkaç kelimeyle özetle&#8221;, o zamandan beri öyle yapıyorum!&#8221;</p>
<p><strong>Atv&#8217;de &#8216;Hayat Devam Ediyor&#8217; başladı, paralel bir hikaye, ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>&#8216;Hayat Devam Ediyor&#8217;dan çok umutluyum, sadece ben değil, hem izleyici hem kanal çok büyük bir beklenti içinde, inşallah bu beklentiler karşılığını bulacak! İnsanlar da önemli bir algı oluşturacağını düşünüyorum!&#8217;Fatmagül&#8217;ün Suçu Ne?&#8217; de bu hafta muazzamdı, gözyaşları içinde izledim, tüylerim diken diken oldu! Hayat, Fatmagül ve onun gibi daha nice kadınlar, aynı dramı yaşıyorlar, onların susmaması lazım! Çünkü onlar sustukça bu sapkınlar devam edecek. Bu bir &#8216;namus davası&#8217; değil, başlarına gelen olayları o kadınlar seçmedi, onlar yaşamadı. Bu yaşamlar onlara dayatıldı, hep susturuldular! Lüften susmasınlar, o çirkin davranışlarda bulunan insancıklar hak ettikleri muamaleyi görsünler, adalet onlara cezasını versin!</p>
<p><strong>Kadınların kendine sorması gereken soru ne onlar neleri yapmasınlar?</strong></p>
<p>Biri hakkımızda bir dedikodu iftira çıkardığı zaman, başımıza bir şey geldiği zaman hemen pusuyoruz. Asla pusmasınlar, &#8220;Herkes beni yanlış mı, anlar?&#8221;, &#8220;Hayır kardeşim anlamaz!&#8221;, ailene anlat,ailen dinlemiyorsa, ailede en sözü geçen birine anlat, o da dinlemiyorsa git polise anlat . Biz rezil olmaktan korktuğumuz için daha rezil olacak hale geliyoruz. &#8220;Elalem ne der?&#8221; Kim ne derse desin! Kitapta şöyle bir cümle var; &#8220;Aile baskısını, toplumun baskısını, mahale baskısını bir yana bırakarak, kendin için doğru kararlar verme zamanı! Çünkü yarın, bu acıları yaşadığında yanında kimse olmayacak!&#8221; Sen parasız kaldığında, pulsuz kaldğında, tecavüze uğradığında, küçük yaşta zorla evlendirildiğinde, mutsuz olduğunda hiç kimse olmayacak! Sen kaderinle baş başa kalacaksın! İşte ben bu kadınların kaderleriyle baş başa kalmasını istemiyorum. Evlilik kararını vermeden önce çok iyi düşünsünler, nokta!</p>
<p><strong>Ümit BUGET</strong><br />
<a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/10/sabah.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-11335" title="sabah" src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/10/sabah.jpg" alt="" width="123" height="50" /></a></p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/tv-rehberi/esra-erolla-desti-izdivac.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;la Desti İzdivac</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/esra-erol-dan-buyuk-supriz-hamileyim.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol dan Büyük Süpriz Hamileyim</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/tv-rehberi/esra-erolda-izdivac-atv-de.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;da İzdivaç Atv de</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/esra-erolun-ilk-odulu-oglu-idris-aliye.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;un ilk ödülü oğlu İdris Ali&#8217;ye&#8230;</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/esra-erolun-nikahi-baska-yaza-kaldi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;un nikahı başka yaza kaldı</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/esra-erol-kara-duvaki-anlatti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Esra Erol:Ben artık çok daha özel biriyim</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/esra-erolben-artik-cok-daha-ozel-biriyim.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/esra-erolben-artik-cok-daha-ozel-biriyim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 19:29:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[esra erol]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=17606</guid>
		<description><![CDATA[Esra Erol, oğlu İdris Ali dünyaya geldikten sonra kendini çok daha özel hissettiğini söylüyor: Artık kimsenin bana kendimi özel hissettirmesine ihtiyacım yok. Çünkü ben zaten öyle hissediyorum Başarılı televizyoncu Esra Erol, beğeniyle izlenen &#8216;Esra Erol&#8217;da Evlen Benimle&#8217; adlı programıyla yarından itibaren yeniden ekranlara gelmeye başlıyor. Temmuz ayı sonunda oğlu İdris Ali&#8217;yi dünyaya getiren Erol, hamileliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/09/esra-erol.jpg"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/09/esra-erol-300x225.jpg" alt="" title="esra-erol" width="300" height="225" class="alignleft size-medium wp-image-17607" /></a>Esra Erol, oğlu İdris Ali dünyaya geldikten sonra kendini çok daha özel hissettiğini söylüyor: Artık kimsenin bana kendimi özel hissettirmesine ihtiyacım yok. Çünkü ben zaten öyle hissediyorum<br />
Başarılı televizyoncu Esra Erol, beğeniyle izlenen &#8216;Esra Erol&#8217;da Evlen Benimle&#8217; adlı programıyla yarından itibaren yeniden ekranlara gelmeye başlıyor. Temmuz ayı sonunda oğlu İdris Ali&#8217;yi dünyaya getiren Erol, hamileliği boyunca 23 kilo aldığını ve doğumun ardından 15 kiloyu hemen verdiğini söylüyor. Hamileliğini hiç zorlanmadan geçirdiğini belirten ünlü televizyoncu, &#8220;Anne olduktan sonra kendimi daha önemli biri gibi hissetmeye başladım. Artık kimsenin bana kendimi önemli hissettirmesine gerek yok. Çünkü ben artık anneyim&#8221; diyor&#8230; Erol; hamilelik dönemini, doğum sürecini, oğlunu ve yeni yayın döneminde programda izleyicileri neler beklediğini anlattı.<br />
Temmuz ayı sonunda oğlunuz İdris Ali&#8217;yi dünyaya getirdiniz. Anne olduktan sonra hayatınızda bir şeyler değişti mi?</p>
<p>Anne olmak müthiş bir duygu&#8230; Hayatımda bir düzen değişikliği oldu. Evde sürekli bir hareket ve bereket var. Evin kokusu, evdeki atmosfer değişti. Sürekli bebeğimi anlatmak istiyorum. Kendimi çok özel hissediyorum. Sadece ben değil, anne olan tüm kadınlar kendilerini çok özel hissediyorlar. Dünyaya çok güzel bir canlı getirdim. Bana ait olan tek şey. Benim bir parçam. Bu duygu hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Artık kimsenin bana kendimi özel hissettirmesine gerek yok. Ben zaten öyle hissediyorum. Hamileliğimde de bunu yaşadım.</p>
<p>MÜTHİŞ BİR HAMİLELİKTİ</p>
<p>Hamilelik süreci nasıl geçti?<br />
Hamileliğimin her dakikasını doyasıya yaşadım. Midem bulanıyordu, bazen uykusuz kalıyordum ama bunları dert etmedim. Her şeyi anı anına hafızama kaydettim. Müthiş bir hamilelik geçirdim. Kızlar &#8220;Dışarı çıkacağız&#8221; diyorlardı, ben de &#8220;Geliyorum&#8221; diyordum. Gittim, onlarla eğlendim. Hiçbir şeyden eksik kalmadım.</p>
<p>Hamileliğiniz boyunca çalıştınız. Bu sizi zorlamadı mı?<br />
İyi ki çalışmışım. Program bittikten sonra dört hafta evde oturdum. İlk hafta hep birlikte temizlik yaptık. İkinci hafta bebeğin eksiklerini aldık. Üçüncü hafta bebeğin her şeyini bitirdik. Son hafta ne yapacağımı şaşırdım. Çalışmamayı hiç düşünmedim. Benim çalışmam, boş oturmuyor olmam çok önemli&#8230; Bütün enerjimi işime harcıyorum. Program bitince evli ve anne Esra moduna giriyorum. Bir tek hamileliğim sürecinde bebeğin sağlığı için o dinginliği yaşadım.</p>
<p>ÇOK GÜZEL BİR EVLİLİĞİM VAR</p>
<p>Hemcinslerinize anne olmalarını önerir misiniz?<br />
Kendisini hazır hisseden her kadın çocuk sahibi olmalı. Ancak evlilik kurtarmak için çocuk yapma fikri çok yanlış. Hamilelik süreci, kadın ve erkeği bir taraftan yaklaştırırken bir taraftan da uzaklaştırıyor. Ben bu tarz sorunlar yaşamadım. Çok güzel bir evliğim var. Biz eşimle hem arkadaş, hem dost, hem karı kocayız. Her şeyimizi paylaşıyoruz.</p>
<p>Göz önünde olan birçok kişi hamilelik sürecinde daha dikkatli kilo almaya çalışıyor. Siz nasıl beslendiniz?<br />
İlk altı ay mide bulantılarım çok olduğu için sadece ekmek ve makarna yiyordum. Bu yüzden bu dönemde 10-15 kilo aldım. Altıncı ayda Kemerburgaz&#8217;daki bir yemek firmasının bana özel hazırladığı beslenme programına uydum. Üç öğün, ana yemeklerim ve ara öğünlerim oradan geliyordu. Ben onları ısıtıp yiyordum.</p>
<p>KİLO BANA YAKIŞTI</p>
<p>Hamileliğinizde kaç kilo aldınız?<br />
Toplamda 23 kilo aldım.</p>
<p>Doğumdan sonra ne kadarını verdiniz?<br />
Aynı beslenme programına devam ediyorum; 15 kiloyu verdim.</p>
<p>Hamilelik sürecinde hiç spor yaptınız mı?<br />
Ara ara pilates yaptım. Program da olunca bünye çok sık sporu kaldıramıyor. Ama haftada iki gün pilatese gidiyordum.</p>
<p>Hamilelik öncesi ve sonrasında ekrandaki farkı nasıl değerlendirirsiniz?<br />
Kilo aldığım zaman yüzümü çok beğendim. Hamile kalmadan önce 55 kiloydum ve aslında 60 kilo olmam gerektiğini fark ettim. Biraz daha kilolu olduğumda yüzümün daha iyi göründüğünü gördüm. Hamileliğimin her anında ekrandaydım. Evliliğimi de programımda gerçekleştirdim. Oğlum için çok güzel bir anı oldu&#8230;</p>
<p>HUYSUZ DEĞİLDİM ?</p>
<p>Eşiniz hamilelik sürecinde size destek oldu mu?<br />
Eşim bana çok destek oldu. Ben de çok huysuz bir kadın değildim. Onu yorup üzmedim. Bana anne olduğumu çok güzel hissettiriyor. Ali bebeği öperken, &#8220;Oğlumun güzel annesi&#8221; diyerek beni de öpüyor.</p>
<p>Doğum sonrasında korkularınız oldu mu?<br />
Sadece hastaneden geldikten sonra &#8220;Bebeğime bir şey olursa, kimse dokunmasın&#8221; gibi kaygılı bir süreç yaşadım. O da birkaç gün sürdü. O telaşım da hemen geçti.</p>
<p>Yeni sezonun ilk programını pazartesi günü yapacaksınız. Programda doğumdan sonra yaşadıklarınızı anlatacak mısınız?<br />
Anlatacağım. Ben her şeyi seyircimle paylaşmayı seviyorum.</p>
<p>Birçok ünlü, bebeklerinin fotoğrafını hemen basına vermekten kaçınır. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?<br />
Neden bekletelim? Sizi seven insanlar var. Bana kendimi özel hissettiriyorlar. Eleştiriyorlar, takdir ediyorlar. Senin ailen gibi oluyorlar. Bebek doğsun, ilk dakika siz göreceksiniz diyordum ve yaptım. Doğum yaptım, ardından Ali&#8217;ye &#8220;Facebook&#8217;taki fan sayfamda İdris Ali&#8217;nin fotoğrafını paylaşalım, çok merak ederler&#8221; dedim.</p>
<p>Program başlayınca oğlunuzu da stüdyoya götürecek misiniz?<br />
Benim Yenibosna&#8217;da da bir evim var. Orada güzel bir düzen kurdum. Hafta içi orada kalacağız. Hafta sonunda Tarabya&#8217;daki evimde kalacağım. Oğlumu işe götürmeyeceğim. Ona göre kendimi programlayacağım.</p>
<p>BEN KENDİME ÜNSÜZ ÜNLÜYÜM DİYORUM</p>
<p>Ünlü olmak hayatınızı değiştirdi mi?<br />
Herkesle aynı şeyleri yaşıyorum; işe gidip eve geliyorum, yemek yapıyorum, alışverişe gidiyorum. Market alışverişimi kendim yapıyorum. Sürekli sokaktayım. Herkes beni terliklerimle, eşofmanımla görüyor. Evimin biraz ilerisinde bir bakkal var. Oraya arabayla mı gideceğim? Tabii ki yürüyerek gidiyorum. İstediğim zaman alışverişe, pazara gidemezsem yaşayamam ben. Benim bakkalı da, pastane ve eczanede çalışanı da tanımam lazım. Ben kendime ünsüz ünlüyüm diyorum. Bu işler için mücadele verirken ünlü olmak için değil, sevdiğim işi yapmak için çabalıyordum. İnsanlar, kariyerleri büyüdükçe daha da küçülmeyi bilmeli. Daha mütevazı olmak zorundasın.</p>
<p>200 ÇİFTİ EVLENDİRDİ<br />
Yeni sezona yarın başlayacak olan &#8216;Esra Erol&#8217;da Evlen Benimle&#8217; programında, geçtiğimiz sezonda tam 200 çift evlendi. Evlenmek isteyen adayları ekran başındaki taliplileri ile stüdyoda buluşturan Esra Erol, programı için ilk günkü heyecanla çalıştığını söylüyor ve yeni sezonda programda evlenen çiftlerin çocuk beklediği dönemi de seyirciyle paylaşacaklarını belirtiyor.</p>
<p>İŞE 10 SAAT VERME ZAMANI BİTTİ</p>
<p>Yeni sezonda programda yenilikler olacak mı?<br />
Çok fazla yenilik olmayacak. Zaten bu sene programı koordinatörüm Pınar Öztürk&#8217;e teslim ettim. Hazırlıkları ekibim yapıyor. Ben bebeğimle ilgileniyorum. &#8220;Alt bezliyorum, çocuğuma bakıyorum&#8221; dedim. Birkaç ay sadece programı sunacağım, tüm ayrıntılardan biraz uzak kalmayı deneyeceğim. Bunu ne kadar başarabilirim, bilemiyorum. Normalde program üç saat olmasına rağmen 10 saat orada kalırdım. Şimdi daha az mesai harcayacağım.</p>
<p>İŞE GÖTÜRMEM ?</p>
<p>Oğlunuz İdris Ali&#8217;yi canlı yayına çıkartmayı düşünüyor musunuz?<br />
Seyircime bir gün canlı canlı oğlumu göstereceğim. Onların görmesi lazım. Dokuz ay bu süreci birlikte yaşadık. Ama bunun haricinde oğlumu iş yerine götürme taraftarı değilim.<br />
Birçok evlilik programı var ama hiçbiri sizinki kadar ön plana çıkmadı. Bunun nedeni nedir?<br />
Aslında o arkadaşlar da başarılı ama benim seyircimle kurduğum ilişki bambaşka&#8230; Sanırım başarım; örf âdetlere uymam, biraz tutucu olmam, ekran başında beni seyreden seyirciyle aynı şeyleri düşünmemden kaynaklanıyor. Mahalle kültürünü, ailevi değerleri biliyorum. Ben seyircilerim için ailelerinden biriyim. Geçenlerde bir seyircime sürpriz yaptım ve çat kapı evine gittim. Onu da programda yayınlayacağım. O evden biriymişim, bir yere gitmişim de iki aydır görüşmüyormuşuz gibi davrandı.</p>
<p>OĞLUM SPORCU OLSUN İSTERİM</p>
<p>İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?<br />
Tabii ki isterim. Ama zamanı geldiğinde&#8230;</p>
<p>Bir süredir Blendax reklamlarında oynuyorsunuz. Çekimleri ne zaman gerçekleştirdiniz?<br />
Reklam filmini hamileliğim sürecinde çektik. Güzel teklifler geliyordu ama benim, hep biraz daha beklemeliyim gibi bir düşüncem vardı. Kazandığınız paradan ziyade yer aldığınız markanın önemi çok büyük. Doğru bir markayla çalışmak istedim.</p>
<p>Oğlunuzla bir reklamda yer almayı düşünür müsünüz?<br />
Birkaç teklif geldi. Ama bunlar kafamda soru işareti&#8230; Görüşmeler sürüyor ama net bir karar vermedim.</p>
<p>İdris Ali&#8217;nin sizin gibi televizyoncu olmasını ister misiniz?<br />
Oğlumun sporcu olmasını çok istiyorum. Özellikle basketbol oynamasını çok isterim. Ben de oynadım basketbol. Sahada oğlumu görmek beni çok heyecanlandırır.<br />
<a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/10/sabah.jpg"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/10/sabah-100x50.jpg" alt="" title="sabah" width="100" height="50" class="alignleft size-thumbnail wp-image-11335" /></a></p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/tv-rehberi/esra-erolla-desti-izdivac.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;la Desti İzdivac</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/esra-erol-dan-buyuk-supriz-hamileyim.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol dan Büyük Süpriz Hamileyim</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/tv-rehberi/esra-erolda-izdivac-atv-de.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;da İzdivaç Atv de</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/esra-erolun-ilk-odulu-oglu-idris-aliye.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;un ilk ödülü oğlu İdris Ali&#8217;ye&#8230;</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/esra-erolun-nikahi-baska-yaza-kaldi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Esra Erol&#8217;un nikahı başka yaza kaldı</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/esra-erolben-artik-cok-daha-ozel-biriyim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ajda Pekkan aşka dair konuştu!..</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/ajda-pekkan-aska-dair-konustu.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/ajda-pekkan-aska-dair-konustu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 19:35:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[ajda pekkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ajda Pekkan aşka dair konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[yakar geçerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=16997</guid>
		<description><![CDATA[“Yakar Geçerim” albümüyle yaza damgasını vuran Ajda Pekkan, tutkularını, aşklarını ve yeni koleksiyonu Ajda Pekkan Private Collection’ı anlattı&#8230; Bugünlerde tam anlamıyla gözlerinizin içi gülüyor. Bu, enerjinizin dışa vurumundan kaynaklanıyor olabilir mi? - Bu neşe ve pozitifliğimi illa ki bir duruma bağlamak istemiyorum. “Gözlerinizin içi gülüyor, âşık mısınız?” derseniz, “Evet âşığım” derim. Fakat bunu bir kalıba [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/08/ajda-asik.jpg"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/08/ajda-asik-300x247.jpg" alt="" title="ajda-asik" width="300" height="247" class="alignleft size-medium wp-image-16998" /></a>“Yakar Geçerim” albümüyle yaza damgasını vuran Ajda Pekkan, tutkularını, aşklarını ve yeni koleksiyonu Ajda Pekkan Private Collection’ı anlattı&#8230;<br />
Bugünlerde tam anlamıyla gözlerinizin içi gülüyor. Bu, enerjinizin dışa vurumundan kaynaklanıyor olabilir mi?   </p>
<p>- Bu neşe ve pozitifliğimi illa ki bir duruma bağlamak istemiyorum. “Gözlerinizin içi gülüyor, âşık mısınız?” derseniz, “Evet âşığım” derim. Fakat bunu bir kalıba koymak istemiyorum. Çünkü bu sefer, o duruma kendimi şartlıyor gibi oluyorum. Yıllar sonra insanların seni hâlâ bu denli sevmesi ve ilgi göstermesi ister istemez kendini mutlu hissetmeni sağlıyor.</p>
<p>Aşkı anlatın desem?    </p>
<p>- Aşk çok güzel bir duygu. ınsan bunu yakaladığı zaman mutlaka yaşamalı ve ben bu duyguya çok açığım&#8230;</p>
<p>Şimdiki aşklar, ilişkiler çok kısa sürede tüketiliyor&#8230; </p>
<p>- Benim dışarıyla hiç ilgim yok. Acaba ben tuhaf mıyım! Dışarıdakiler, normal insanlar. Ben o insanların yaşadığından çok daha farklı boyutlarda ilişkiler ve durumlar yaşıyorum. O yüzden de diğer insanların yaşadığı aşklar benim çok da farkında olmadığım durumlar ve bunları pek irdelemiyorum.</p>
<p>Sizin aşk tarifiniz nedir?   </p>
<p>- “O” anlar&#8230; Sorgusuz, koşulsuz, değiştirmeden ve olduğu gibi&#8230; Çünkü hesaplaşmalara girdiğin zaman onun adı aşk olmuyor.</p>
<p>Gözü kara gitmek midir peki aşk?</p>
<p>- Tam tersi, çok stratejik olmak lazım. Çünkü senin bir değerin var ve sen bilmezsen başkaları bunu hiç bilmiyor.</p>
<p>SADECE SAHNEDEYKEN KENDİMLE BARIŞIĞIM</p>
<p>Ajda Pekkan’ın aynada kendine bakıp güldüğü zamanlar oluyor mu?</p>
<p>- Aslında hiç kendimi beğenmem. Bir tek sahnede kendimle barışık biriyim.</p>
<p>Sahneye çıktığınız an neler hissediyorsunuz?</p>
<p>- En başta çok heyecanlanıyorum. Her zaman dua ederek sahneye adım atarım. Sahneye çıktığım an o modu yakalayamazsam kahrolurum. O yüzden ilk kez sahneye çıkıyormuş gibi heyecanlanıyorum. Müziği duyduğum, o enerjiyi hissettiğim anda bende film kopuyor. Kendimi o atmosferin akışına bırakıyorum.</p>
<p>Ruhunuzu nasıl besliyorsunuz?</p>
<p>- Kendimi devamlı zinde tutarak. Birazcık boş kalsam romantikleşiyorum, duygusallaşıyorum ve arayışlarım artıyor. Yalnız, altını çizerek arayışları açıklamak gerekirse; o kadar alkış ve şöhretten sonra bir boşluğa düşüyorsunuz. O boşlukta bir hata yapmamak için devamlı kendini meşgul etmen gerekiyor. Mesela okumaya çok vaktim olmuyor ama basını yakından takip ediyorum. Başka takip edeceğim bir şey de yok açıkçası. Kitap okuyup da hayallere dalmamı gerektirecek bir durumum hiç olmadı; çünkü o hayatı zaten ben yaşıyorum&#8230;</p>
<p>Şu an yaşadığınız hayat, hayal ettiğiniz gibi mi?</p>
<p>- Çocukken hayalleriniz olur. Benim de şarkı söylemek hep hayalimdi zaten&#8230; Bu işte en iyisi olmak istedim.</p>
<p>KADIN OLDUĞUM KADAR SEVEBİLİRİM</p>
<p>Bu kadar ilgiden sıkıldığınız oluyor mu? şöhretin getirdiği bazı negatif durumlar yaşıyor musunuz?</p>
<p>- şöhretin insanlar üstündeki baskısını, şizofrenik durumunu ben kendi içimde çözmüş biriyim. Bu konuda istenen yardımlara ise sadece tevazu olarak karşılık verebilirim. Kendi yaşamımın içindeki dürüstlüğüm kadar yardım edebilirim, kadın olduğum kadar sevebilirim, şöhret olduğum kadar da onu ayrıştırabilirim.</p>
<p>Bütün yaşanmışlıklardan sonra susmak iyi bir şey mi?</p>
<p>- Her zaman&#8230; Çünkü susmak sana her durumda daha çok puan kazandırıyor.</p>
<p>Peki ya içinizde kalanlar?</p>
<p>- İşte o yüzden şarkı söylüyorum, işte o yüzden spor yapıyorum, işte o yüzden bu kadar dışa vurumum var. Ama aslında bir o kadar da hayatımı içbükey olarak yaşıyorum. Kendimi “secret” olarak ilan ettim. Çünkü öyle olmayı seviyorum.</p>
<p>İçinizde biriktirdiklerinizi bir gün kitap olarak okuma şansımız olacak mı dersiniz?</p>
<p>- Çok istiyorum aslında&#8230; şu zamana kadar verdiğim röportajlarda hep kısa kısa cümleler olarak kendimi ifade edebildim. Puzzle gibi&#8230; Hayatında sana ait bir felsefenin olması lazım. Bu da üç satırla olacak bir şey değil&#8230;</p>
<p>ERKEKLER EŞEK ARISI GİBİDİR</p>
<p>Sizin hayat felsefeniz nedir?</p>
<p>- Bu dünyada var olmak&#8230; Hayata güzel bakmak, insan gibi durabilmek, sadece şöhret boyutunda yaşamak değil, evrenin bir parçası olarak kişilere faydalı olabilmek&#8230; Bütün bu anlattıklarım bir araya geldiğinde benim felsefem şifre gibi kendini çözecektir. Bir gün dolaylı olarak eğitmenlik yapabilmek, hatta bizzat seminerlere katılabilmek istiyorum. Anlatmak istiyorum, paylaşmak ve o sorulara cevap vermek istiyorum.</p>
<p>Olaylara kaderci mi yaklaşırsınız, yoksa planlar yapar mısınız?</p>
<p>- Ne kadar plan yapsan da bir yerden sonra tıkanıyorsun. O zaman olaylara daha kaderci yaklaşman gerekiyor. Bazen yanlış hesaplar yapabiliyorum. Mesela kaç kere yanlış insanlar seçtim sevgide&#8230; Ben hayatımda hep yanlış insanlar seçtim. Çünkü karşı tarafı hep kendime göre büyüttüm. şimdiyse mutlu olmak, olduğum gibi olmak ve beni böyle kabul edecek birini istiyorum.</p>
<p>Genelde ilişkilerde sahiplenen de kendi içinde noktayı koyan da yine kadın oluyor&#8230;</p>
<p>- Erkekler eşek arısı gibidir. O kadar karışık ki ilişki dediğin durum; yaşamadan, gözyaşı dökmeden, kendi aptallığını ilan etmeden anlaşılmıyor.</p>
<p>Hayatınızda öğrendiğiniz en önemli ders ne oldu?</p>
<p>- Hayatta yaşadığım her şeye şükredebilmek.</p>
<p>BABAM İYİ BİR RESSAM OLACAĞIMI DÜŞÜNÜRDÜ</p>
<p>Yakın zamanda bir marka için kendi adınızı da taşıyan bir koleksiyon hazırladınız. Bu ilgi nasıl ortaya çıktı?</p>
<p>- Ben çocukluğumdan beri resim yapmayı çok severdim. Hatta babam iyi bir ressam olacağımı düşünürdü. Özellikle karakalem çalışmalarım vardı. Brigitte Bardot çizimlerim hâlâ duruyor. ılkokuldayken kompozisyon çalışmalarında sınıftaki arkadaşlarıma yardım ederdim. Nasıl yapardım bilmiyorum ama hem kıyafet keser hem de suluboya ile onları boyardım. Eğer geliştirebilseydim, çok güzel karakalem çalışmalarım olurdu. Ama hayat buna müsaade etmedi. 17 yaşından itibaren çalışmak durumunda kaldım. şimdiyse bu hayalimi hazırladığım koleksiyonla ortaya çıkarıyorum.</p>
<p>Bir de Raisa ve Vannessa Sason ile Ajda Pekkan Private koleksiyonunu hazırladınız.</p>
<p>- Benim hep hayalini kurduğum bir çalışmaydı.</p>
<p>Peki ikizlerle aranız nasıl?</p>
<p>- Çok iyi anlaşıyoruz. Kendi kreasyonumu oluşturdum. Şu an konserlerden dolayı fazla ilgilenemesem de yıl sonuna doğru çalışmalara başlayacağız.</p>
<p>Kaynak:HELLO</p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/ajda-pekkan-ayakta-alkislandi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ajda Pekkan Ayakta Alkışlandı</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/herkes-ajda-pekkani-konusuyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Herkes Ajda Pekkan&#8217;ı konuşuyor</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/ajda-demeti-plajdan-atti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ajda Demet&#8217;i Plajdan Attı</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/ajda-hayranlarina-hesap-odetti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ajda hayranlarına hesap ödetti</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/eurovisiona-yesil-isik-yakti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Eurovision&#8217;a yeşil ışık yaktı!..</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/ajda-pekkan-aska-dair-konustu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bengü&#8217;den ses getirecek açıklama</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/magazin/benguden-ses-getirecek-aciklama.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/magazin/benguden-ses-getirecek-aciklama.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2011 19:05:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[Bengü]]></category>
		<category><![CDATA[bengü yeni albüm]]></category>
		<category><![CDATA[Bengü'den ses getirecek açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=15768</guid>
		<description><![CDATA[Yeni albümü &#8216;Dört Dörtlük&#8217;ü yayınlayan popçu Bengü, giderek daha da geniş bir hayran kitlesine kavuştuğunu söyledi. Albüme ismini veren ’Dört Dörtlük’ slow bir şarkı. Albümün adı neden bu oldu? Parçanın slow olmasına çok takılmadım. Bu şarkının bir Şehrazat bestesi olması ve bir albüme verilebilecek en güzel isimlerden biri olması nedeniyle albüme adını verdik. Bu, albümün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2009/07/bengu.jpg"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2009/07/bengu.jpg" alt="" title="bengu" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-5648" /></a>Yeni albümü &#8216;Dört Dörtlük&#8217;ü yayınlayan popçu Bengü, giderek daha da geniş bir hayran kitlesine kavuştuğunu söyledi.<br />
Albüme ismini veren ’Dört Dörtlük’ slow bir şarkı. Albümün adı neden bu oldu?<br />
Parçanın slow olmasına çok takılmadım. Bu şarkının bir Şehrazat bestesi olması ve bir albüme verilebilecek en güzel isimlerden biri olması nedeniyle albüme adını verdik. Bu, albümün her şeyiyle dört dörtlük olduğunu ve içimize sindiğini belli eden bir tabirdi. Albümün çıkış parçası ’Aşkım’, sloganı ise ’Dört Dörtlük’ oldu.</p>
<p>KARI KOCA GİBİYİZ!</p>
<p>Albüm çıktığı gün, 17 tane radyo gezmişsiniz ve kendinizi anons etmişsiniz. Nereden aklınıza geldi, kimin fikriydi bu?<br />
Prodüktörüm Deniz Erdem, çok akıllı ve zeki biri. Bu da onun fikriydi ve ben de onayladım. Aslında çok basit bir şey&#8230; Sonuçta bir albüm yapıyorsunuz, şarkıyı da kendinizin götürüp teslim etmesi lazım, normal olan bu&#8230; Ama demo CD’ler yollanıyor, telefon bağlantıları yapılıyor. Tabii ki o da bir yöntem. Ama ben o günün heyecanını bütün radyocu arkadaşlarımla, İstanbul sokaklarında koşturarak yaşadım.</p>
<p>Radyocular size nasıl tepki verdiler, şaşırdılar mı?<br />
Çok mutlu oldular. Ben hep derim: &#8220;Biz radyocu arkadaşlarımla karı-koca gibiyiz&#8221; diye&#8230; Destek vermezlerse, yaptığımız emek tam yerini bulamaz.</p>
<p>Bu kadar mutlu olduktan sonra sürekli çalıyorlardır&#8230;.<br />
Çalıyorlar&#8230; Şarkı da çok sevildi. İlk defa dinlediler o gün ama radyonun içinde herkes ayağa kalkmış dans ediyordu. Bütün radyolarda ilk sırada çalınıyor ’Aşkım’. Sanal ortamda ve sosyal medyada da çok ilgi görüyor. İlk defa bir albümümde bu kadar çabuk tepki alıyorum.</p>
<p>İlk albümünüz 2000 yılında çıktı. O zamanki Bengü’yle şimdiki Bengü arasındaki farklar neler?<br />
İster istemez yaşın büyümesiyle beraber daha olgun bir ruh, daha sağlam kararlar verebilme, daha alttan alabilme, birçok tecrübe söz konusu&#8230; Her albümde ruhuma, müziğime, sesime başka şeyler ekliyorum. Şimdi daha büyümüş, daha bilinçli, ve daha farkındayım.</p>
<p>KIYMET BİLİYORUM</p>
<p>O zamanlar neyin farkına varmıyordunuz?<br />
İlk albümden sonra, ikinci albümü yapar mıyım, yapmaz mıyım bilmiyordum. Yani bu tarz planlarım ve kendime güvenim çok yoktu. Şimdi, bir şeyleri başardım ve her geçen gün daha fazla merdiven çıkıyorum. Bir kere elimdekinin kıymetini biliyorum. Aile birliğinin ne kadar önemli, dostlarımın yanımda olmasının ne kadar güzel olduğunu anladım.</p>
<p>Bir albüm çıkarsanız ve işler iyi gitmese ne yaparsınız?<br />
Bir sonrakinde daha iyisini yapmaya çalışırım.</p>
<p>HAK ETTİĞİM YERDEYİM</p>
<p>&#8220;Bırakmam bu işi&#8221; diyorsunuz yani&#8230;<br />
Yok, o beni bırakana kadar ben zaten bırakmam. O da beni herhalde 15-20 sene daha bırakmayacak.</p>
<p>Peki kendinizi 10-15 sene sonra nerede görüyorsunuz?<br />
Bir kere emeklerim boşa çıkmadığı için, kendimi hak ettiğim yerde görüyorum. Hiçbir zaman da &#8220;Keşke daha iyi yerlerde olsaydım&#8221; demedim. Çünkü her seferinde gördüğüm manzara daha yukarıda ve daha büyük bir kitleye ulaşıyorum. Bugün Anadolu’nun her yerine konsere gidebiliyorsam ve gittiğim yerler tıklım tıklım doluyor, bütün şarkılarım ezbere söylenebiliyorsa, demek ki hak ettiğim yerdeyim. Ama bunun sonu yok!</p>
<p>POLEMİKLERLE KİMSEYİ KIRMADIM</p>
<p>Bir dönem Hande Yener ve Demet Akalın gibi isimlerle polemiklerin içinde yer aldınız. Şimdi o anlamda karşımızda daha sakin bir Bengü mü var?<br />
Sakinlik açısından değil de, daha bilinçli, daha emin diyebiliriz. Bana bir şey söylendiğinde ben de cevap verdim ama artık öyle bir tarzım yok! Hiçbir zaman da olmayacak.</p>
<p>Peki, aileniz sizi bu konuda uyardı mı?<br />
Hayır. Çünkü ben bugüne kadar kimseyi kıracak bir harekette bulunmadım. Hiçbir arkadaşımın yüzüne bakıp da selam veremeyecek duruma düşmedim. Ben hep şakayla karışık cevaplar verdim. Kimseyle ne bir davam, ne de bir mahkemem oldu.</p>
<p>Peki, hayranlarınız yanınıza geldiğinde size nasıl hitap ediyorlar? Sevgisini ilginç şekilde gösteren oldu mu?<br />
Şunu başarabilmişim; anneler kızları gibi, benden büyük beyefendiler kız kardeşleri gibi görüyor. Sokağa çıktığımda hiç somurtan biriyle karşılaşmıyorum. Herkes bana sarılıp öpüyor. Fotoğraflarımı çekiyorlar. Hep çok ilgi görüyorum.</p>
<p>EVLİLİK YÜZÜNDEN KAVGA ETMEYİZ!..</p>
<p>Geçen gün televizyonda rast geldim. Erkek arkadaşınız Akın Altan’a &#8220;Ne zaman evleneceksiniz?&#8221; diye sordular. O da &#8220;Evliliği düşünmüyorum&#8221; dedi&#8230;<br />
İyi demiş, aferin ona. Biz Akın’la dokunulmaz bir şey yaşamak istiyoruz. O gün saat 24.00’te doğum gününden çıkmışız. Ona &#8220;Evlilik ne zaman?&#8221; diye sordular. O da &#8220;Ne evliliği bu saatte?&#8221; dedi. Evliliğe daha çok var&#8230;.</p>
<p>Bu aranızda bir kavga nedeni oldu mu?<br />
Yok, öyle şeyler için kavga etmeyiz. Allah daha büyük kavga nedenleri vermesin.<br />
Kaynak:Sacitaslan.com</p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/bengu-fotografi-ile-cok-konusulacak.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bengü Fotoğrafı ile çok konuşulacak</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/bengu-frikik-vermekten-korktu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bengü frikik vermekten korktu</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/bengu-seksi-col-kizi-oldu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bengü Seksi Çöl Kızı Oldu</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/bengu-denizde-ask-modasina-uydu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bengü Denizde Aşk Modasına Uydu</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/denizde-romantizm.html" rel="bookmark" class="crp_title">Denizde Romantizm</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/magazin/benguden-ses-getirecek-aciklama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayşe Arman Meryem Uzerli ile hamama girdi!</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/ayse-arman-meryem-uzerli-ile-hamama-girdi.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/ayse-arman-meryem-uzerli-ile-hamama-girdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jun 2011 08:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe arman]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Arman Meryem Uzerli ile hamama girdi!]]></category>
		<category><![CDATA[Hamam]]></category>
		<category><![CDATA[hürrem sultan]]></category>
		<category><![CDATA[meryem uzerli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=15315</guid>
		<description><![CDATA[Ayşe Arman bu kez herkesin merak ettiği bir kadınla hamamda seksi bir söyleşi yaptı. İşte Hürrem&#8230; Pırıl pırıl, güneşli bir gün. Ayasofya, turistten yıkılıyor. Biz hamamdayız. Kanuni’nin Hürrem Sultan’a özel yaptırdığı hamam. Ne kocalar var hayatta! Mimarı, Büyük Sinan. Büyük iş becermiş. Şahane bir yer yapmış. Tam meydanda. Baştan aşağı restore edilmiş. Orijinal hali korunmuş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/06/meryem-uzerli-ayse-arman.jpg"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2011/06/meryem-uzerli-ayse-arman-300x247.jpg" alt="" title="meryem-uzerli-ayse-arman" width="300" height="247" class="alignleft size-medium wp-image-15316" /></a>Ayşe Arman bu kez herkesin merak ettiği bir kadınla hamamda seksi bir söyleşi yaptı. İşte Hürrem&#8230;<br />
Pırıl pırıl, güneşli bir gün.</p>
<p>Ayasofya, turistten yıkılıyor.</p>
<p>Biz hamamdayız.</p>
<p>Kanuni’nin Hürrem Sultan’a özel yaptırdığı hamam.<br />
Ne kocalar var hayatta!<br />
Mimarı, Büyük Sinan. Büyük iş becermiş. Şahane bir yer yapmış.<br />
Tam meydanda.<br />
Baştan aşağı restore edilmiş.<br />
Orijinal hali korunmuş, etrafı da kafe.<br />
Bir yer bu kadar mı güzel olur.<br />
Röportaj filan uçuyor aklımdan, yıkanmak istiyorum ben burada.<br />
Belki ‘Muhteşem Yüzyıl’ın Hürrem’i Meryem Uzerli’yi de ikna ederim, birlikte yıkanırız.<br />
Arkadaşım Cem Talu fotoğrafları çekecek.<br />
“Mümkün değil ikna edemezsin. Hürrem’e kaftandan başka bir şey giydirmezler” diyor.<br />
“Bu sıcakta ne kaftanı ya!” diyorum, “Hamam burası, bizi peştamal paklar!”<br />
O arada Ayşe Barım geliyor.<br />
Yalvarıyorum: “Ayşecim, hamamda ağır kıyafetlerle çekim komik olur. Gel biz bunu, hamam kıyafetleriyle yapalım?”<br />
Gülüyor.<br />
“Ayşe, daha Meryem’le tanışmadın bile, kabul edecek mi etmeyecek mi nereden biliyorsun? Belki de etmez?”<br />
“Sen deli misin!” diyorum, “Anlaşmama şansımız yok. Ben onun Türkiye şubesiyim. O da yarı Alman, ben de. O Türkçe bilmiyor, ben Almanca. Ama ikimiz de, Türk-Alman karışımı olduğumuz için acayip iyi anlaşacağız, eminim?”<br />
“Ve soyunacaksınız öyle mi?”<br />
“Tabii ki!”<br />
Ve birazdan Meryem geliyor.<br />
Sıcacık. Dünyanın en tatlı, en doğal kadını. Bizdeki ‘çakallık’ onda hiç yok, hesap-kitap sıfır. İçinden nasıl geliyorsa öyle. Ayrıca, kızın hakkını yemişler, bunun neresi tombik!<br />
Biz, Ayşe Barım’ın ağzından girip burnundan çıkıyoruz, üstümüzdekilerden kurtulup göbek taşına kuruluyoruz, güle oynaya bu fotoğrafları çekiyoruz.<br />
Dizinin yapımcısı Timur Savcı’nın da insafına sığınıyoruz.<br />
Hiçbir fenalık yoktu, çok eğlendik, bence estetik de oldu. Sizin de ses çıkarmayacağınızı düşünüyorum.<br />
Ne biçim bir ülke olduk biz, peştamalle poz vermenin neresi kötü, her şeyden korkar hale geldik.<br />
Lütfen üzerimize gelmeyin.<br />
O hamama da mutlaka gidin, şahane bir yer, tuvaletler filan enfes, alaturka tuvaletlerin orijinal hali korunmuş, üzeri cam kaplanmış, çok çok güzel.<br />
Son bir şey daha, Meryem burada yalnızlık çekiyor, önümüz de yaz, havada aşk kokusu, inşallah aklı başında bir Türk erkeğine aşık olur da, İstanbul’un tadını çıkarır?</p>
<p>Biz seni her hafta ‘Muhteşem Yüzyıl’da seyrediyoruz ama aslında fazla tanımıyoruz. Hikayen nerede başlıyor?<br />
- Almanya’da doğdum. Annem Alman, adı Ursula, babam Türk, adı Hüseyin. Babam İstanbul Fatih’te doğuyor. Bütün sülalesi İstanbullu.</p>
<p>Peki Almanya ne alaka?<br />
- Çünkü babamın babası, yani dedem, Almanya’ya gidiyor. İşçi olarak. Dört çocuğu var, babam en büyüğü. Babam da askerliğini yaptıktan sonra, babasının yanına gidiyor. Üniversite okuyacak.</p>
<p>Olay nerede geçiyor?<br />
- Kassel. Kassel, Almanya’nın tam ortasında 300 bin nüfuslu bir minik şehir. Frankfurt’a yakın. Orayı seviyor, kalmaya karar veriyor. Sosyal bilimler ve felsefe okuyacak. O arada amcam Yalçın da geliyor. Ve kader ağlarını örüyor. Annem önce amcamla tanışıyor, sonra babamla ve babama aşık oluyor.</p>
<p>Dur, olmaz! O tanışma hikayesini güzel anlat, öyle çabucak geçiştirme&#8230;<br />
- Peki, 1970’lerin sonları. Kassel Üniversitesi. Uzuuuun bir koridoru var üniversitenin. İşte o koridorda, teoloji ve İngiliz filolojisi öğrencisi Ursula yürüyor, karşıdan da Hüseyin geliyor. Bakışları birbirine değdiğinde şimşekler çakıyor. Aman Allah’ım müthiş bir elektrik. Öyle böyle değil, gerçekten büyük aşk!</p>
<p>Sonra?<br />
- Evleniyorlar, ikisi de üniversiteyi bitiriyor. Babam çok hoşgörülü bir tiptir. Çok severim babamı, çok anlaşırım, bizi hiç kısıtlamadı, “O yasak, bu yasak!” yapmadı.</p>
<p>Bir Türk’le Alman’ın evliliği çok da kolay olmasa gerek?<br />
- Baştan bazı şeyleri açık açık konuşmuşlar. Mutlaka bizi yetiştirirken, ayrı düştükleri yerler olmuş ama orta bir nokta bulmuşlar. Hâlâ birbirlerine düşkünler.</p>
<p>Toplam kaç çocuk?<br />
- Evde mi? Dört. İki abim var, Danny ve Christhopher. Annemin ilk evliliğinden. Annem çok gençken Almanya’daki Amerikan üslerindeki askerlerden biriyle evleniyor. Ondan iki oğlu oluyor. Ama sonra adam gidiyor. Annem de babama aşık oluyor, iki oğlu zaten var, babamdan da iki kız yapıyor. İşte benim çocukluğum, böyle şenlikli, gürültülü bir bahçeli evde geçti. Bir kedi, küçük bir domuz ve tavşanla birlikte&#8230;</p>
<p>Abiler şu an kaç yaşında?<br />
- 40 ve 41. Hamburg’da yaşıyorlar. Annem, görüp görebileceğin en güçlü kadınlardan biri. Dört çocuğuna da çok iyi bir anne oldu. Babamın da klasik bir Türk erkeği olmadığını anlamışsındır, çünkü “Senin önceki evliliğinden çocukların var!” filan yapmamış, hepimize babalık yapmış.</p>
<p>Abla?<br />
- O benden bir yaş büyük. Adı Canan. 28 yaşında. Hayattaki en yakın arkadaşım. Ama şimdi&#8230; Eskiden anlaşamazdık! Caz şarkıcısı. O da Hamburg’da yaşıyor, bir okulda küçük çocuklar için müzik hocası, bir taraftan da projelerini hayata geçirmeye çalışıyor.</p>
<p>Annen ne iş yapıyor?<br />
- Annem, İngilizce ve din öğretmeniydi. Sonra her sene yükseldi. Önce okulun müdürü oldu, sonra öğretmenleri yetiştiren bir idareci oldu. 20 sene içinde çok iyi bir kariyer yaptı. Şu anda Avrupa Birliği’yle ortaklaşa işler yapıyor, düşün. Sık sık Brüksel’e uçuyor.</p>
<p>Baban?<br />
- Üniversitede kaldı. İdari Bilimler’de görevli, danışmanlık yapıyor. O da hayatından çok memnun. Benim yüz hatlarım aynen babam, ellerim de öyle. Yan yana koy inanamazsın. Babamla hep Almanca konuşurdum ama bu diziden sonra Türkçe konuşuyoruz artık. Hoşuna gidiyor, bazen de gülüyor bana.</p>
<p>KENDİMİ HEP ALMAN HİSSETTİM AMA BİR TARAFIM TÜRKMÜŞ</p>
<p>Nasıl bir çocuktun?<br />
- Utangaç, içe kapanık, kendi dünyasında yaşayan. Ablamın tam tersi. O, dünyanın en sosyal tipidir. Eve bir arkadaşım bile gelse, bir saat sonra anneme, “Ona gitmesini nasıl söyleyebiliriz? Ben yine yalnız kalmak istiyorum” derdim. Sonra bir gün anladım ki, bu kadar içe kapanık olmak iyi değil, arkadaşın olamıyor, daha girişken olmaya karar verdim. Ama hâlâ çekingen bir tipim.</p>
<p>Ne hayaller kurardın küçükken?<br />
- Mesleğimle ilgili mi? Bana cazip gelen üç şey vardı: Polislik, terapistlik ve oyunculuk. Sonra dedim ki, oyuncu olursam bunların hepsini birden yapabilirim.</p>
<p>Sen kendini hiç iki kültür arasında sıkışıp kalmış hissettin mi?<br />
- Hayır, hiç. Ben kendimi hep Alman gibi hissettim. Yazları iki hafta Türkiye’ye geliyorduk o kadar. Alman eğitimi aldım; zaten Türk’e de pek benzemiyordum. Ama ne zaman Türkçe bir müzik duysam, ya da birileri yanımda Türkçe konuşsa, cami görsem ya da ezan sesi duysam, içim bir hoş oluyordu. Sebebini de anlamıyordum. Demek ki o benim Türk tarafımmış&#8230;</p>
<p>Annen ne ifade ediyor?<br />
- Ooooo, o benim hayatım! Herkesin annesi çok özel, benimki de öyle. Annem şu an 62 yaşında, hem kariyer yaptı, hem de acayip bir anneydi, hepimize yetişti. Hiç patlamadı, agresif olmadı, “Her şey sizin için” diyen bir kadın. Ama ben 12 yaşındayken çok hastalandı. Az kalsın ölüyordu.</p>
<p>Öyle mi? Neydi hastalığı?<br />
- Kanser başlangıcı. Birkaç ay hastanede kaldı. 38 kiloya düştü. Ümit kesildi. Doktorlar, en fazla iki ay ömür biçtiler. Ben annemle hastanede yaşamaya başladım, onun yatağının yanına bir yatak koydular, okula gidiyordum sonra hep onunla birlikteydim. Resmen annem gitmesin diye onu tuttum. Ve bir mucize oldu, annem hayata döndü.</p>
<p>Niye sen, niye ablan değil&#8230;<br />
- O da vardı, birlikteydik. Ama o, benim kadar sürekli hastanede değildi. Herkesin acı ve korku karşısındaki tepkisi farklı oluyor. Kimi yüzleşemiyor, çok sevdiği için sevdiği kişiyi o halde göremiyor kaçıyor, ben yüzleşebilendim. Annem o dönem, kendini iyileştirmek için kitaplar okudu. Ve kendi gücünü keşfetti. Kadın olarak çok yorulmuş ve dağılmıştı. Sonra tekrar dengesini buldu ve hayata asıldı. Ondan sonra o kadar bu kanser meselesine daldım ki, annem iyiliştikten sonra bir yıl izin aldım okuldan ve lösemili çocuklarla çalıştım.</p>
<p>Vayyyyy! ne müthiş&#8230;<br />
- Evet. Çok şey öğretiyor insana böyle bir deneyim. Sonra da oyunculuk okudum. 17 yaşından itibaren oyunculuk yapıyorum. 10 sene Hamburg’da yaşadım. Sonrasında bu proje oldu, buraya geldim.</p>
<p>Nasıl oldu ‘Muhteşem Yüzyıl’?<br />
- Almanya’da bir televizyon filmi çektim ben, bitti, boştum, bir sonraki proje için bakınıyordum. Bir arkadaşım var Hülya, Hamburg’da birlikte tiyatro yaptık. O, İstanbul’a geldiğinde beni tavsiye ediyor. Bana “Deneme çekimlerine gelir misin?” dediler, gittim. Ama daha henüz projeden haberdar değilim. Öyle umutlu falan da değildim, çünkü ne zaman Türklerle çalışmaya kalksam, “Adın Türk ama sen Türk’e benzemiyorsun. Ayrıca Türkçe de bilmiyorsun&#8230;” diyorlardı. Yine de şansımı denedim.</p>
<p>E peki sonra&#8230;<br />
- “Belki birkaç sene burada kalacaksın” dediler. İtiraf ediyorum, o gün nasıl kaçabilirim diye düşündüm.</p>
<p>Annen baban?<br />
- Onların hiçbir şeyden haberi yoktu. Boşuna umutlanmasınlar diye bir şey söylemedim. Sonra “Tamam, istiyoruz” dediler. Timur Savcı’yla, Meral Okay’la konuştum, Yağmur ve Durul Taylan’la konuştum, Nermin Erol’la konuştum. Bana anlattıkları Hürrem’e aşık oldum. Yoksa insan, bir gün içinde hayatını değiştirir mi? Yanımda sadece diş fırçam, bir jean, birkaç tişört ve iç çamaşırı vardı. Ama kaldım. Altı aydır da buradayım.</p>
<p>DİZİNİN TAKILARI MUHTAÇ ÇOCUKLAR İÇİN SATILIYOR</p>
<p>Hamamda Ayşe Barım’la sohbet ediyoruz, bakın neler anlatıyor&#8230;</p>
<p>‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi, Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı’nın Koruncuk projesine destek olmaya karar vermiş. Koruncuk projesi nedir, bir anlatsana&#8230;<br />
- Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ile bir protokol doğrultusunda çocuk köyü projesinde çalışıyor. İstismara uğramış ya da annesi babası olmayan 110 çocuğu aldı Bolluca Çocuk Köyü’ne yerleştirdi. Orada onlara hayata kazandırmaya çalışıyor. O çocuklar bölgedeki okullara gidiyor ve vakfın evlerinde kalıyorlar.</p>
<p>Nedir bu evlerin özelliği?<br />
- Her evin, bir annesi ve bir teyzesi var. Hepsi de eğitim almış insanlar. Bu çocuklar bir aile ortamında yetişiyor. Birlikte yemek yiyor, oyun oynuyorlar. Bolluca Köyü bir model. İlk kez deneniyor.</p>
<p>Siz ‘Muhteşem Yüzyıl’ olarak onlara nasıl destek oluyorsunuz?<br />
- Vakfın yönetim kurulu üyesi Berrin Yoleri bize geldi, Çocuk Köyü projesini anlattı, çok etkilendik. ‘Muhteşem Yüzyıl’ uzun vadede sürmesi planlanan bir dizi, dizinin yapım şirketi Tims Productions dizi devam ettiği sürece vakfa ve projeye destek olmayı hedefliyor. Başlangıç olarak 9 Haziran gecesi, Sait Halim Paşa Yalısı’nda bir etkinlik yapıyoruz mesela.</p>
<p>Nasıl bir şey?<br />
- Dizide kullandığımız kostümler ve takıların bir kısmı, açık artırmayla satılacak. Dizinin ekran ana sponsoru geceye ciddi bir para yardımı yapıyor, dizinin takı sponsoru da üç adet değeri çok yüksek gerdanlık verdi, onlar da dahil olacak, Osmanlı sanatı uzmanı Serdar Gülgün açık artırmayı yönetecek, oyuncularımız da hazır bulanacaklar. ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinin müziklerini yapan Fahir Atakoğlu, Aytekin Ataş ve Soner Akalın’ın da mini konser vereceği gecenin bütün geliri de Koruncuk projesine bağışlanacak. Zaman içinde, ‘Muhteşem Yüzyıl’ izleyicilerinin de bu projeye destek olmasını temenni ediyoruz. Amacımız, seyircimizle birlikte bir şeyler yapabilmek. Bakarsın el birliğiyle Bolluca Köyü gibi Türkiye’nin başka yerinde de örnek köyler olur&#8230;</p>
<p>ESKİ ERKEK ARKADAŞIM TATİL FOTOĞRAFLARIMIZI SATTI</p>
<p>Hiç Türk sevgilin oldu mu?<br />
- Evet. Üstelik altı yıl sürdü. Almanya’da doğmuş, uzun yıllar İstanbul’da yaşamış, sonra Almanya’ya geri dönmüş biri. Özcan. Hep Almanca konuşuyorduk. En ciddi ilişkimdi.</p>
<p>‘Muhteşem Yüzyıl’ı seyrediyor mudur Özcan şimdi?<br />
- Bence seyrediyordur.</p>
<p>Almanya’da mı?<br />
- Hayır Kıbrıs’ta, bir kulüp mü ne işletiyormuş.</p>
<p>Niye ayrıldınız?<br />
- Olmayınca olmuyor.</p>
<p>Diziden sonra hiç mesaj atmıyor mu? “İyi oynamışsın” filan diye.<br />
- Hayır. Şimdi konuşmuyoruz.</p>
<p>Neden?<br />
- İkimizin birlikte havuzda sarmaş dolaş çekilmiş tatil fotoğraflarını sattı da ondan.</p>
<p>Aaaaaaa bilmiyordum, ne fena!<br />
- Evet. Aslında kötü bir insan değildir ama yapmış işte. Gerçi “Yapmadım” diyor ama o zaman kim yaptı? Üstelik sanki hâlâ birlikteymişiz gibi açıklamalarla verildi basına o fotoğraflar.</p>
<p>Türkiye’de Amerika gibi zayıflama çılgınlığı var</p>
<p>Son altı aydır hayat nasıl? Bu ülkede herkes kilona takıyor değil mi?<br />
- Evet ama umrumda değil&#8230;</p>
<p>Sen ‘Tombik’ filan değilsin ki&#8230; Bana şişman bir kadın göreceksin dediler. Deli mi bunlar?<br />
- Televizyon insanı olduğundan daha şişman gösteriyor. Ama eski kilomdan fazla olduğum doğru. Sigara içmeyi bıraktım ve dokuz kilo aldım. Üçünü verdim, altısıyla hâlâ cebelleşiyorum. O da yavaş yavaş gidecek. Ama takmıyorum, benim için en önemlisi sağlıklı olmak.</p>
<p>İnsanların bu kilo meselesine bu kadar takmasına ne diyorsun?<br />
- Beni şaşırttı. Burası meğer Amerika gibiymiş, bir zayıflık çılgınlığı var. Kadın oyuncular Türkiye’de inanılmaz zayıf. Ben “Oryantal bir ülke, normal kadınlar da vardır” zannettim, yanılmışım.</p>
<p>Türkiye hakkındaki izlenimlerin&#8230;<br />
- Her geçen gün kendimi daha fazla buraya ait hissediyorum. Burada insanlar duygularıyla yaşıyorlar. Bu, Almanya’da olmayan bir şey. Ben burada Türk tarafımla tanıştım.</p>
<p>Burada daha mı fazla kazanıyorsun?<br />
- Yok, hayır. Ama normal. ‘No name’dim burada, tanınmıyordum.</p>
<p>Bu altı ay içinde olumsuz neler yaşadın?<br />
- Pek bir şey yok. Sadece yalnızlık. İlk haftalar öldüm yalnızlıktan.</p>
<p>Niye arada gitmiyorsun? Hamburg dediğin kaç saat ki&#8230;<br />
- Ayda bir kere, iki-üç gün gidiyorum, o kadar. Sürekli çekim var.</p>
<p>Hadi ablan çalışıyor, bir arkadaşın da yok mu gelsin kalsın seninle burada biraz?<br />
- Orası Almanya, kim işini gücünü bırakıp gelecek? Öyle şeyler Türkiye’de olur. Almanlar gelmez.</p>
<p>İNSANLARIN İLGİSİNDEN KORKUYORUM</p>
<p>Burada yalnızlık dışında zorlandığın şeyler&#8230;<br />
- Hiçbir yeri bilmiyorum, hiç kimseyi tanımıyorum. Yapım şirketi ve dizide birlikte çalıştığım insanlar dışında. Her şey için yardım gerekiyor. Bir de şimdi Hürrem’im, yalnız başıma süpermarkete bile gidemiyorum. Yolda yürüyemiyorum.</p>
<p>Neden?<br />
- Çok seviyorlar, saldırıyorlar bana. Trafikte arabanın içinde oturduğumu fark edince bile cama geliyorlar. Bundan şikayetçi değilim, sadece şaşkınım. Biliyorum, her şey sevgiden ama korkuyorum.</p>
<p>İzin gününde ne yapıyorsun?<br />
- O kadar yorgun oluyorum ki, devriliyorum. Ve masaj yaptırıyorum. Hiçbir yere gitmiyorum.</p>
<p>Neden? Arabana bin git&#8230;<br />
- Nasıl yani? Araba nasıl kullanırım bu trafikte? Yol da bilmiyorum, kaybolurum.</p>
<p>Ortaköy’e git dolaş, Bebek’e git dolaş. Patlar ulan insan otel odasında!<br />
- Ama işte öyle&#8230;</p>
<p>Gece hayatı?<br />
- Yok. Ama ben zaten kulüp kulüp dolaşan biri hiç olmadım.</p>
<p>Peki İstanbul’un kültürel yerleri, konserler filan&#8230;<br />
- Yok, turistik yerlere çocukken gitmiştim. Şimdi çok isterim yeniden görmek ama nasıl yapacağım? Bir de hep çalışmak gerekiyor. Başta bana tercüme ediyorlardı bölümleri. Şimdi kendi kendime okuyorum, anlamadığım yerlerde yardım alıyorum. Çok zaman alıyor ama&#8230;</p>
<p>Niye senin sevgilin yok? O adamdan sonra ciddi bir şey olmadı mı?<br />
- Olmadı. Ama içimde bir his var, burada olacak.</p>
<p>Bir aday var mı?<br />
- Yok, neredeee&#8230;</p>
<p>Olmasını ister misin?<br />
- Hem de nasıl. Ne güzel olur, bu şehri gösterse, bu ülkeyi gösterse, birlikte keşfetsek&#8230;</p>
<p>Bu kadar tatlısın, güzelsin, akıllısın, seksisin, eminim olur&#8230;<br />
- İnşallah.</p>
<p>Kimsenin kimseyi yargılama hakkı yok</p>
<p>Sen esmer erkek mi seviyorsun? Akdenizli, koyu saçlı filan. Sarı bir Hans sana göre değil mi?<br />
- Benim tam bir tipim yok. Gözlerinin içinde ışık olsun yeter.</p>
<p>Vücudu güzel olsun mu?<br />
- Yooo, hiç önemli değil. Elektrik önemli. Vücut hatları da bazen bir erkeği özel yapar. Birlikte olacağım erkeğin, top model gibi görünmesini niye isteyeyim?</p>
<p>Sibel Kekilli sence nasıl bir oyuncu?<br />
- Sadece bir filmini seyredebildim, bence çok iyi bir oyuncu. Onun yadırganması da tuhaf buluyorum. Her insanın bir yolu var. Onun yolu da o. Yargılama hakkımız yok.</p>
<p>Fatih Akın?<br />
- O da müthiş bir yönetmen&#8230;</p>
<p>Bir Türk kız, (Sıla Şahin) Playboy’a soyundu. Ve şu anda felaket yaşıyor. Sen ne diyorsun?<br />
- Herkes hayatıyla ilgili kendi kararlarını kendi vermeli. Kimsenin kimseyi yargılama hakkı yok. Kim soyunmak istiyorsa soyunsun, bize ne?</p>
<p>Hangi lokantaları seviyorsun bu şehirde?<br />
- Ben lokanta bilmiyorum ki burada.</p>
<p>Seni hiçbir yere götürmediler mi ya!<br />
- Yok yok, çok iyi davranıyorlar bana ama hep çalışıyoruz, vakit olmuyor.</p>
<p>Ayşe ARMAN<br />
<a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/10/hurriyet.jpg"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/10/hurriyet.jpg" alt="" title="hurriyet" width="92" height="25" class="alignleft size-full wp-image-11164" /></a></p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/meryem-uzerliye-hayranlarindan-mavi-boncuk.html" rel="bookmark" class="crp_title">Meryem Uzerli&#8217;ye hayranlarından mavi boncuk</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/her-telden/ayse-armanin-esinden-izin-aldik.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ayşe Arman&#8217;ın Eşinden izin aldık</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/ayse-armandan-ozel-aciklamalar.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ayşe Arman&#8217;dan Özel Açıklamalar</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/insanin-sarilasi-geliyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">İnsanın sarılası geliyor</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/ayse-arman-seksi-pozlar-verdi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ayşe Arman Seksi pozlar verdi</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/ayse-arman-meryem-uzerli-ile-hamama-girdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başak Sayan: &#8216;Hala aşktan korkmuyorum&#8217;</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/basak-sayan-hala-asktan-korkmuyorum.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/basak-sayan-hala-asktan-korkmuyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Dec 2010 19:15:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[başak sayan]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak dökümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=12494</guid>
		<description><![CDATA[İlgiyle izlenen ‘Yaprak Dökümü’ finale yaklaşırken, dizide ‘Ceyda karakterini canlandıran Başak Sayan’la keyifli bir sohbet… Başak Sayan: Hala aşktan korkmuyorum Yaprak Dökümü’ dizisi finale yaklaşıyor. Çekimlerden geri kalan size ait zaman dilimlerinde nelere yoğunlaşıyorsunuz bu aralar? Çekimler dışında klasik müzikler eşliğinde yazılar yazıyorum. Spor yapıyorum. Bir de bu aralar korku filmleri izliyorum. Genel olarak baktığınızda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/12/basak-sayan.jpg"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/12/basak-sayan.jpg" alt="" title="basak-sayan" width="300" height="248" class="alignleft size-full wp-image-12495" /></a>İlgiyle izlenen ‘Yaprak Dökümü’ finale yaklaşırken, dizide ‘Ceyda karakterini canlandıran Başak Sayan’la keyifli bir sohbet…<br />
Başak Sayan: Hala aşktan korkmuyorum</p>
<p>Yaprak Dökümü’ dizisi finale yaklaşıyor. Çekimlerden geri kalan size ait zaman dilimlerinde nelere yoğunlaşıyorsunuz bu aralar?</p>
<p>Çekimler dışında klasik müzikler eşliğinde yazılar yazıyorum. Spor yapıyorum. Bir de bu aralar korku filmleri izliyorum.</p>
<p>Genel olarak baktığınızda ‘Oyunculukta istediğimi yapabiliyor ve iyi oynayabiliyorum’ diyor musunuz yoksa oyunculuğumu istediğim gibi gösteremiyorum mu diyorsunuz?</p>
<p>Teknik olarak rol yapmayı bilmem. Ben o karakter oluyorum o anda. İnsanlara o duyguyu geçirdiğimi biliyorum. Oyunculuğun en önemli tarafı şudur, inandırıcı olmak. Ve ben bu konuda iyi olduğumu biliyorum. Bu benim içimde olan bir şey. Bu işi yapmasaydım yine insanları ikna eder ve inandıran başka bir iş yapıyor olurdum sanırım.</p>
<p>BİR ŞEYİ GERÇEKTEN ÇOK İSTİYORSAN ÖNÜNE ÇIKAN HİÇBİR ENGEL SANA MANİ OLAMIYOR!</p>
<p>Oyunculuğa başlamakla alakalı olarak bir televizyon kanalının müdürünü arayıp, çalışmayı istediğiniz anlatıp, görüşüp sonunda bu sektörde işe başlamışsınız. Bu da şunu gösteriyor; bir işi tutkuyla yapmayı istemek, çalışmak ve ne olursa olsun o yönde ilerlemek gerek değil mi? Sizin yaptığınız buna en güzel kanıt çünkü, ne mutlu ki.</p>
<p>Bir şeyi gerçekten çok istiyorsan önüne çıkan hiçbir engel sana mani olamıyor. Ben yapı olarak da çok dayanıklı ve sabırlı olduğum için çok çaba sarf edebildim. Belki yerimde başkası olsa çoktan pes etmiş gitmişti ama ben insanın eğer yetenekliyse ve sabır gösterip dayanabilirse eninde sonunda bir sonuç alacağına inanıyorum. Bunun canlı kanıtı benim. Benim başladığım noktadan şu an bulunduğum noktada olmak hayaldi o zamanlar. İmkânsız bir hayal&#8230; Ve çok zor oldu.</p>
<p>HAYAL KIRIKLIKLARININ BİR ANLAMI VAR!</p>
<p>Oyunculuğa başladıktan sonra hayal kırıklığına uğradığınız anlar oldu mu?</p>
<p>Mesleğimde tabiî ki hayal kırıklığına uğradığım çok an oldu özelliklede ilk yıllar… Ki hâlâ zaman zaman oluyor. Pes etmeyi dahi düşündüğüm başka bir yol çizeyim dediğim ama o kadar çok seviyorum ki hiç gidemedim. Anladım ki hayat, hayal kırıklıkları ile dolu ama hepsinin bir anlamı var. Sizi daha güçlü yapmak için varlar.</p>
<p>BAZEN HER ŞEYİ BIRAKIP GİTMEK İSTEDİM!</p>
<p>Bu zorluklar dikilince karşınıza bırakıp gitmek geçmedi mi bazen aklınızdan?</p>
<p>Bazen her şeyi bırakıp gitmek istedim ama o kadar çok istiyordum ki bu işi yapmayı, gidemedim bir türlü. Dayandım. Herkes bir sıkıntı yaşarken ben on sıkıntı yaşadım. Çünkü en başta alaylı olarak yetiştiğim için kendimi sektöre kabul ettirmek ve kanıtlamak için de başkalarının harcadığı çabadan daha fazla çaba harcamam gerekti. Ama şimdi biliyorum ki bütün bu zorluklar ve sıkıntılar olmasaydı eğer, ben işimin her anından, her aşamasından bu kadar haz alıyor olmazdım. Ve ben bu yüzden herkesten daha fazla minnettarım. Belki de Tanrı o sıkıntıları yaşamamı hayal ettiğim şeyi başardığımda daha fazla minnettar olmam ve mutlu olmam için istedi.</p>
<p>DİSİPLİN BENİM DİĞER ADIM!</p>
<p>Annenizin mükemmeliyetçi olması sizde psikolojik sorunlar yaratmış. Mükemmeliyetçi olmak insanı hayatta yoruyor mu yoksa daha iyiye mi götürüyor?</p>
<p>Mükemmeliyetçi bir yapının olması çok yoruyor elbette. Çünkü durmanız gereken noktayı bilmiyorsunuz. Her zaman daha iyisi vardır ve o yüzden o çok iyiye hiçbir zaman ulaşamazsınız. Annemin üzerimde hem çok olumlu hem de olumsuz etkileri oldu tabii. Onun sayesinde yeryüzünde görebileceğiniz en disiplinli insanlardan biri oldum ve inanılmaz dayanıklı… Sabırlı… Disiplin benim diğer adım neredeyse. Asla pes etmemeyi annemden öğrendim. Babamdansa hayal kurmayı ve hayata eğlenceli tarafından bakmayı… Kötü tarafları ise aşırı mükemmeliyetçi olmuş olmam oldu işte. Bir de ilk gençlik yıllarımda kendimi asla yeterli bulmuyordum bu yüzden. O da sorunlara neden oldu ne yazık ki.</p>
<p>Geçmiş zamanlara göre insanların günümüzde daha az mutluluklar yaşayışını neye bağlıyorsunuz?</p>
<p>Geçmiş zamanlarda imkanlarımız daha azdı ve yaptıklarımız bizi daha çok mutlu ediyordu. Şimdi imkan var ama aynı şeyler mutlu etmiyor. İnsanın doğası bu. Tatminsizlik…</p>
<p>HUZURSUZLUĞUN ADI AŞK!</p>
<p>Sizce aşk neden huzuru barındırmıyor içinde? İlla bir tetikleme filan mı olması gerek?</p>
<p>Aşk huzuru barındırmıyor. Çünkü zaten o huzursuzluğun adı aşk. Yanında hiç kaybetme korkusu duymadığımız, hiç endişelenmediğimiz, merak etmediğimiz, kıskanmadığımız, türlü senaryolar üretmediğimiz bir ilişkiye sahipsek muhtemelen o ilişkide gerçekten bir huzur vardır. Dingindir ama orda aşk yoktur. Aşkın doğası bu. Diğeri sevgidir.</p>
<p>Aşkla huzurun elele yürüme durumu hep sıfır mı olacak?</p>
<p>Aşk benim için tabiî ki çok özel ve önemli ve kolay kolay yakalanabilen bir duygu değil. Ama aşk ne yazık ki acı ile beraber el ele yürür her zaman. Bir ilişkinin içinde ne kadar çok kavuşamama, acı, özlem, yanlış anlamalar, gitmeler, dönmeler, korkular, şüpheler varsa o aşk o kadar büyük oluyor. Kimse mutlu aşk yaşadığını söyleyemez. Mutlu ilişki vardır evet ama mutlu aşk yoktur. Aşkın doğasına aykırıdır huzur. Huzur geldiğinde aşk tası tarağı toplayıp gitmiştir çoktan. O yüzden sevgi ile aşkı birbirine karıştırmamak gerekir. Benim burada bahsettiğim aşk, sevgi değil. Kaybetmeden aşık olamazsın!</p>
<p>SEVGİLİMİN 24 SAAT YANINDA OLMAK İSTERİM!</p>
<p>Aşık olunca mantığı deveden çıkaranlardan mısınız?</p>
<p>Ben çok zor aşık olurum ve aşık olunca tüm kontrolümü kaybederim ne yazık ki. Yanlış olduğunu bildiğim şeyleri yapmaya başlarım. 24 saat yanında olmak isterim. Ki bu bence yapılacak en büyük hatalardan biridir. Ama engel olamazsın işte. Ben aşık olunca hesap kitap yapamam. Ve yukarıda saydığım tüm o duyguları yaşarım.</p>
<p>Peki ilişkilerde yapılan en büyük hata nedir size göre?</p>
<p>İnsanların ama özellikle de erkeklerin en büyük hatası sahiplenmek . Bunu ben de daha çok yeni anladım. Ben kimim ki ya da sen kimsin ki, o senin oluyor? O bir insan. Ve kendine ait bir dünyası, ihtiyaçları var.</p>
<p>Bunu da sahiplenmek adı altında bastırmaları…</p>
<p>Aynen… Kendi korkuları yüzünden karşısındakini bastırmaya ve kontrol etmeye çalışmak ne kadar kötü bir şey… Bir söz var ya  “Bırak, eğer seninse geri gelecektir.” Die. Çok doğru bir söz bu… Ve her şeyi bir arada yapmak, alan tanımamak… Ve karşındakini hep kendin gibi sanmak. Ama o başka biri, senin gibi düşünemez, senin gibi bakamaz olaylara, aynı tepkileri veremez. Çünkü onun tarihi ve yaşadıkları ve bu yaşadıklarının onda bıraktığı izler seninkilerle aynı değil. Bu yüzden farklısınız ya. O farklılıklara saygı göstermek ve anlamaya çalışmak gerekiyor.</p>
<p>BANA YAPIAN ŞARKIYI TÜRKİYE DİNLEDİ!</p>
<p>Sizin için şimdiye kadar yapılan en romantik şey neydi?</p>
<p>O dönemdeki sevgilim, benim için bir şarkı bestelemiş ve şarkıyı ayrı olduğumuz için telesekreterime söylemişti. Sonra şarkıyı tüm Türkiye dinledi.</p>
<p>İLİŞKİDE SAYGININ YANINDA MASUMİYET ARIYORUM!</p>
<p>Aşkta sizin için en önemli şeylerin başında gelenler…</p>
<p>Tabiî ki saygı&#8230; Ve eğer ben o insandan çekinmiyorsam hiçbir şey olmaz aramızda. Çünkü aşık olamam. Ve karşımdakinin masumluğuna inancım. Ona bakıp da ne kadar masum diyorsam eğer, onun kirlenmemiş taraflarını ve yaralarını, saklamaya çalıştığı acılarını, korkularını görebiliyorsam, içimde inanılmaz bir şefkat gelişiyor ve ne olursa olsun kıramıyorum karşımdakini o zaman. Hak ettiği zamanlar bile… İlişkide saygının yanında masumiyet arıyorum. Katıksız masumiyet…</p>
<p>HÂLÂ AŞKTAN KORKMUYORUM!</p>
<p>Şöhret beklediğinizden farklı bir şey mi?</p>
<p>Açıkçası hâlâ farkında değilim şöhretin. Hâlâ aynı cafelere gidiyorum Hâlâ aynı arkadaşlarımla görüşüyorum. Hâlâ sokakta bana gülümseyen ve konuşan tanımadığım insanları görünce şaşırıyorum. Hâlâ aşktan korkmuyorum.</p>
<p>Ayrılık acısı sizce neden kabul edilemiyor birçok insan tarafından?</p>
<p>Valla bunun cevabını ben de bilmiyorum. Ayrılık acısının nedeni bence kabullenmemenin yanı sıra umut. Eğer bir umut görüyorsak o bekleyiş ve dolayısıyla acı hiç bitmiyor. Ne zaman umut bitiyor acı da bitmiş oluyor. Çünkü artık kabullenmiş oluyorsunuz.</p>
<p>HERKESİN HER ŞEYİ HEMEN UNUTMASI CANIMI SIKIYOR!</p>
<p>En çok ne canınızı acıtıyor bu ülkede?</p>
<p>Bu ülkede en çok herkesin her şeyi hemen unutması canımı sıkıyor.</p>
<p>Hayatınızdaki dönüm noktaları neler?</p>
<p>Hayatımın tek bir dönüm noktası oldu, o da İstanbul’a gelişim…</p>
<p>TEK BİLDİĞİM DAHA OLMADIM!</p>
<p>Daha önce ‘O Kadın’ adlı filmde rol aldınız. Sonra da ‘Nekrüt’ filminde… Beyazperdede adınızı görmek başka bir haz olsa gerek.</p>
<p>Ben hâlâ yaşadığım şeyin farkında değilim. Tabiî ki perdede adımı görmek tarifi mümkün olmayan bir şey ama daha olmak istediğim yerde değilim. O noktaya ne zaman geleceğimi de bilmiyorum. Ama tek bildiğim daha olmadım! </p>
<p>Melike Birgölge / HÜRRİYET</p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/2010-seda-sayan.html" rel="bookmark" class="crp_title">2010 Seda Sayan</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/unluler/basak-sayan-isyankar-bir-kadinim.html" rel="bookmark" class="crp_title">Başak Sayan İsyankâr bir kadınım</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/tv-rehberi/sabahlarin-sultani-seda-sayan.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sabahların Sultanı Seda Sayan</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/ameliyatta-esinin-turkulerini-dinledi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ameliyatta eşinin türkülerini dinledi</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/videolar/seda-sayan-hediye-sarki-sozleri-klip-izle.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seda Sayan-Hediye-Şarkı Sözleri-Klip İzle</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/basak-sayan-hala-asktan-korkmuyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sine Büyüka: Babam beni çok eleştirir</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/sine-buyuka-babam-beni-cok-elestirir.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/sine-buyuka-babam-beni-cok-elestirir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 15:30:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[şansal büyüka]]></category>
		<category><![CDATA[sine büyüka]]></category>
		<category><![CDATA[spor spikeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=10793</guid>
		<description><![CDATA[NTV Spor’un başarılı spikerlerinden Sine Büyüka, ‘Oyuncak Adam’ adlı bir single çıkarttı. Büyüka, en büyük hayakini ve babası Şansal Büyüka&#8217;yı anlattı. Sine Büyüka, “Aşık bir genç kızın yazdığı, samimi bir şarkı” sözleriyle çıkış parçasını anlattı. Dünya Basketbol Şampiyonası’nın yayınları arasında konuştuğumuz başarılı spikerin en büyük hayali ise çok iyi bir prodüktör olup, amatör müzik gruplarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/unluler/sine-buyuka-babam-beni-cok-elestirir.html/attachment/sine-buyuka" rel="attachment wp-att-10794"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/09/sine-buyuka.jpg" alt="" title="sine-buyuka" width="300" height="207" class="alignleft size-full wp-image-10794" /></a>NTV Spor’un başarılı spikerlerinden Sine Büyüka, ‘Oyuncak Adam’ adlı bir single çıkarttı. Büyüka, en büyük hayakini ve babası Şansal Büyüka&#8217;yı anlattı.</p>
<p>Sine Büyüka, “Aşık bir genç kızın yazdığı, samimi bir şarkı” sözleriyle çıkış parçasını anlattı. Dünya Basketbol Şampiyonası’nın yayınları arasında konuştuğumuz başarılı spikerin en büyük hayali ise çok iyi bir prodüktör olup, amatör müzik gruplarına albüm yapmak.  </p>
<p>Spor spikeri olarak kariyerinize devam ederken ‘Oyuncak Adam’ adlı bir single çıkarttınız. Nasıl oldu?<br />
Müzik hayatımda hep vardı. Ortaokulda koroyla başladı, lisede de devam etti. Üniversitede beste yapmaya, gitar çalmaya, piyano dersi almaya başladım. Üniversiteden sonra Billboard’a yazılar yazdım. Gece-Gündüz’de müzik muhabirliği ve editörlüğü yaptım. Radyo Eksen’de programa başladım. Amacım başkasına şarkı vermekti. Ama şarkılarımı kendim söylersem daha samimi olur diye düşünüp, başladım.</p>
<p>Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?<br />
Tek bir şarkıdan yola çıkıp bir tarz tanımı yapmak yanlış olur. Bu şarkıyı yazdığım zaman yayınlamak gibi bir fikrim yoktu. Zaten benim dinlediğim müzikler daha sert. </p>
<p>Şarkıdaki ‘oyuncak adam’ kim?<br />
2007’de biriyle tanıştım ama aramızda hiçbir şey yaşanmadı. Bu adamın hayatımda olma ihtimali olsa, nasıl bir adam olurdu diye düşünürken çıktı. Aşık bir genç kızın yazdığı, samimi bir şarkı.</p>
<p>Şarkıyı size yazdıran kişinin tepkisi ne oldu?Çok etkilendi. Şu ana kadar kendisine şarkı yazılmamış  olduğunu söyledi. Ve bundan  sonrası için bol şans diledi. Bir insanın hayatını bu kadar etkilemiş olmak herhalde çok farklı   hissettirir. </p>
<p>Belki zamanla gerçeğe dönüşür?<br />
Platonikti ve öyle kalması gerekiyor. Çünkü yaşanmış şeyler güzel hatırlanmıyor. Bir tane güzel hatırladığım bir şey olsun istiyorum. </p>
<p>Şu anda aşık mısınız?<br />
Hayır, hayatımda kimse yok.</p>
<p>“Rock bir albüm yapacağım”</p>
<p> Kimleri dinlersiniz?<br />
Büyük çoğunlukla rock dinliyorum. Interpol, the Kooks, Kings of Leon, Kaiser Chiefs&#8230; Depresif müzikler dinlediğim için arkadaşlarım ‘Oyuncak Adam’ı duyunca çok şaşırmıştı.</p>
<p>Albüm ne zaman çıkacak?<br />
Kış başlarında 3-4 şarkılık bir EP yayınlayacağım. Önümüzdeki sene de elektro-rock türünde bir albüm çıkaracağım. </p>
<p>Hayallerinizde kendinizi nerede görüyorsunuz?<br />
Spor spikerliğine çok uzun yıllar devam etmeyi düşünmüyorum. Hayalim prodüktör olmak. Bir stüdyomun olmasını ve amatör gruplara prodüksiyon yapmayı istiyorum. </p>
<p>“Hâlâ onun küçük Sine’siyim”</p>
<p>Babanız izlerken eleştiriyor mu sizi?<br />
Başlarda her gördüğü hatayı söylüyordu. Ama son dönemlerde daha çok beğenmeye başladı. Şimdi eleştirisi daha az oluyor. Hatta geçen gün arayıp tebrik etti ve Dünya Şampiyonası için tavsiyeler verdi. </p>
<p>Baba-kız ilişkiniz nasıl?<br />
Pek çok kız gibi ben de babama aşık büyüdüm. Gözünün içine bakıyorum. O hâlâ benim için omzunda mutfağa götürüp, annemin sakladığı çikolataları bana yediren insan.</p>
<p>“Bu işi yaptığım için her gün şükrediyorum”</p>
<p>Dünya Basketbol Şampiyonası nasıl gidiyor?<br />
Çok yorucu ama çok zevkli. O adrenalini yaşamak, hayran olduğunuz basketbolcularla bir araya gelmek, bu işi yapıyor olmak büyük şans. Türkiye’nin performansı da beklediğimden iyi. Seyirci desteğiyle çok daha farklı bir şampiyona çıkacağını tahmin ediyorum. Ben Yunanistan’a yeniliriz diye düşünüyordum ama kürsüye çıkacağız gibi görünüyor. </p>
<p>Hobileriniz neler?<br />
Çok büyük bir buz pateni sevdalısıyım. Bütün şampiyonaları, olimpiyatları takip ederim. Seneye İngiliz Edebiyatı bölümünde master yapmak istiyorum. </p>
<p>ŞÖHRETiMiN BABAMLA iLGiSi YOK<br />
Şansal Büyüka’nın kızı olarak tanınmanın mutlaka avantajları var ama dezavatajları da oldu. Herkesten daha çok çalışmak ve dikkatli olmak zorunda kalıyorsunuz. İnsanların sevgisini kazanmanız zorlaşıyor. Özellikle NTV’de birinin kızı olmak antipati yaratıyor. Banu Güven, Yekta Kopan gibi insanlarla çalışıyorsunuz. O insanlar size birinin kızı olduğunuz için saygı duymazlar. Bizim kanaldan ne annelerin, babaların çocukları döndü. </p>
<p>Senem Aydın &#8211; Milliyet</p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/sansal-buyukanin-sarkiciliga-soyunan-kizi-konustu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Şansal Büyüka&#8217;nın şarkıcılığa soyunan kızı konuştu</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/videolar/murat-dalkilic-ele-inat-sozler-klip.html" rel="bookmark" class="crp_title">Murat Dalkılıç &#8211; Ele İnat Sözler Klip</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/videolar/berkay-ele-inat-sozler-klip-izle.html" rel="bookmark" class="crp_title">Berkay  Ele İnat Sözler Klip İzle</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/mahkemede-karsi-karsiya-geldiler.html" rel="bookmark" class="crp_title">Mahkemede karşı karşıya geldiler</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/levent-yukselin-bilinmeyen-drami.html" rel="bookmark" class="crp_title">Levent Yüksel&#8217;in bilinmeyen dramı</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/sine-buyuka-babam-beni-cok-elestirir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuğçe Güder&#8217;den samimi açıklamalar</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/tugce-guderden-samimi-aciklamalar.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/tugce-guderden-samimi-aciklamalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 09:24:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[evren bebek]]></category>
		<category><![CDATA[tuğçe güder]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=10759</guid>
		<description><![CDATA[1,5 yıl önce Yalova’ya taşınan ve sekiz aydan beri de genç yaşta anne olmanın keyfini süren Tuğçe Güder hayatını anlattı. Tuğçe Güder, yaşadığı çiftliğin kapısını Parents dergisi için açtı. Oğlu Evran’la birlikte ilk röportajını veren Güder, anne olduktan sonra bebekken kendisini sokağa bırakan ailesine daha da çok kızdığını söyledi: “Anne olduktan sonra ‘ınsan nasıl olur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/unluler/tugce-guderden-samimi-aciklamalar.html/attachment/tugce-guder" rel="attachment wp-att-10760"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/09/tugce-guder.jpg" alt="" title="tugce-guder" width="300" height="248" class="alignleft size-full wp-image-10760" /></a>1,5 yıl önce Yalova’ya taşınan ve sekiz aydan beri de genç yaşta anne olmanın keyfini süren Tuğçe Güder hayatını anlattı.</p>
<p>Tuğçe Güder, yaşadığı çiftliğin kapısını Parents dergisi için açtı. Oğlu Evran’la birlikte ilk röportajını veren Güder, anne olduktan sonra bebekken kendisini sokağa bırakan ailesine daha da çok kızdığını söyledi: “Anne olduktan sonra ‘ınsan nasıl olur da bebeğini doğar doğmaz sokağa bırakır?’ diye çok düşündüm. Düşündükçe daha çok suçladım, daha çok içime işledi ama bir türlü aklım almadı.”</p>
<p>Yalova’da zaman nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz?  </p>
<p>- Tüm zamanım Evran’la geçiyor. Çiftlikte yaşamak İstanbul’da yaşamaktan çok daha farklı. Doğayla iç içe yaşıyorum. Zaman zaman İstanbul’a gidiyorum fakat Evran hayatımın çok büyük bir bölümünü kapsıyor. Bir buçuk yıldan beri Yalova’dayız. </p>
<p>Hamileliğinizi Yalova’da öğrendiniz, değil mi?</p>
<p>- Evet, zaten çocukları çok sevdiğim için evlendikten hemen sonra bir bebek sahibi olmayı çok istiyordum. Bunun bir nedeni de kendi annemle ve babamla aramda çok fazla yaş farkı olması&#8230; Kendi çocuğumla aramda o kadar yaş farkı olsun istemedim. Allah gönlümüze göre verdi, çocuk sahibi olmaya karar verdikten birkaç ay sonra mutlu haberi aldık.</p>
<p>Neler hissettiniz o an?</p>
<p>- Çok farklı bir duyguydu. ıçinizde bir mucizenin olduğunu ve dokuz ay boyunca bu mucizeyi büyüteceğinizi bilmek heyecan verici. Eşim Uğur’la (Karas) birlikte aynı anda öğrendik bu güzel haberi, evde test yapmıştık ve sonucun pozitif olduğunu görünce ikimiz de sevinçten ağladık.</p>
<p>Bebeğin cinsiyetiyle ilgili gönlünüzden geçen neydi?</p>
<p>- Ben erkek olmasını çok istiyordum, eşimse “fark etmez” diyordu. Hamile kaldığım andan itibaren bebeğimin erkek olacağını hissetmiştim, bunu herkese de söyledim ve sonunda beklediğim oldu. </p>
<p>Hamileliğiniz nasıl geçti?</p>
<p>- Çok güzel geçti. Yaşadığım ortam çok sessiz, sakin, stressiz. Ayrıca çok fazla meditasyon müzikleri dinledim. </p>
<p>Beslenmenize dikkat ettiniz mi?</p>
<p>- Hamileliğim boyunca organik besinlerle beslendim. Ya bahçemdeki sebze ve meyvelerden yedim ya da Yalova’nın pazarındaki sebzelerden aldım. Oradaki satıcılar da kendi bahçelerinden getirip pazarda satıyorlar. Bebek için ne gerekiyorsa yedim, hiç kasmadım. Hamileliğimi şu kadar kiloda sonlandıracağım gibi hedeflerim olmadı. Zaten toplamda 20 kilo aldım.</p>
<p>BEN EVRAN’I DAHA ESMER BEKLİYORDUM</p>
<p>Spor yaptınız mı?</p>
<p>- Sadece yüzdüm. Yürüyüş yaptım denilemez çünkü son zamanlarda bir korku geldi, yürürken bebeğime bir şey olacak sanıyordum.</p>
<p>Sezaryen mi oldu, normal doğum mu?</p>
<p>- Aslında normal doğum istiyordum fakat son zamanlara doğru korkmaya başladım. Herhalde bebek de bundan etkilendi ve doğum kanalına bir türlü girmedi. Bekleyebilirdim belki ama 9 ay 10 günü de geçmiştim, bu yüzden daha fazla bekletmek istemedim. Sezaryen oldum, fakat doğum sonrasında hiç zorlanmadım. Doğum yaptığım günün akşamı ayağa kalkıp yürümeye başlamıştım.</p>
<p>Eşiniz doğuma girdi mi?</p>
<p>- Girmek istiyordu fakat girmedi. Buna rağmen Evran’ı ilk o gördü. Doğuma girerken, benimle ilgilenen doktorlara, sezaryen sonrasında tamamen uyanıp, bilincim yerine geldikten sonra odaya çıkmak istediğimi söyledim. Çünkü bebeğimi yarı baygın bir şekilde görmektense, tamamen kendimde olup o anı hafızama kazımak istiyordum. Doğumdan sonra beni ayılma odasına aldıklarında beş dakikada bir başıma gelip “Tuğçe Hanım gayet iyisiniz, sizi odanıza çıkaralım mı?” diyorlardı. Ben de “Hayır çünkü hâlâ hepinizi dönüyor olarak görüyorum” deyip bebeğin rengini soruyordum. Bu uzun bir süre aynı periyotta devam etti. Yani narkozun etkisiyle, bütün bilinçaltım ortaya çıktı ve sürekli bebeğin rengini sordum. Benimle dalga geçmeye başlamışlardı.</p>
<p>Peki, bebeğin rengi beklediğiniz gibi mi oldu?</p>
<p>- Hayır, ben daha melez bir renk bekliyordum fakat Evran kumral doğdu. Hatta bebeği ilk gördüğümde “Bu hiç benim gibi değil” dedim. Tabii bunların hepsini narkozun etkisiyle söyledim fakat odadaki herkes benimle çok eğlendi. Fakat ilginçtir ki Evran, gün geçtikçe esmerleşiyor. Doğduğunda kumraldı şimdi koyu tenli, esmer bir bebek oldu.</p>
<p>ANNE GEREKİRSE DİLENMELİYİNE DE ÇOCUĞUNA BAKMALI</p>
<p>Şu anki aileniz sizi bebekken evlat edinmiş. Bu yüzden annelik kavramının sizde çok farklı bir yeri olsa gerek. Anne olduğunuzda neler hissettiniz? </p>
<p>- Anne olduktan sonra daha çok sorgulamaya başladım “ınsan nasıl olur da bebeğini doğar doğmaz, sokağa bırakır?” diye çok düşündüm. Düşündükçe daha çok suçladım, daha çok içime işledi ama bir türlü aklım almadı. Bu dünyada kendi başına yaşayamayan tek şey insan yavruları. ıneklerin yavruları bile bir şekilde otlayarak hayatta kalıyor, ama insan yavrusu doğduğunda bakıma muhtaç. Bir anne gerekiyorsa dilencilik yapmalı ama yine de çocuğuna sahip çıkmalı. Zaten anne olmak demek fedakarlık demek bence. Anne olmak, bir bebeğe sahip olmak harika bir duyguyken, bebeğinizi kokladığınıza burnunuza cennetin kokusu gelirken, nasıl oluyor da ben ve benim gibi birçok bebeği sokağa bırakıyorlar, anlamıyorum. </p>
<p>Sizi büyüten ailenize bakış açınız değişti mi?</p>
<p>- Evet, annemin ve babamın kıymetini çok daha fazla bilmeye başladım. Çünkü biyolojik olarak kendi kanlarından olmayan bir bebeği birçok fedakarlıkla yetiştirdiler, üstelik dört dörtlük baktılar. </p>
<p>Şu an torunlarıyla çok mutlulardır herhalde?</p>
<p>- Evran doğduğu gün çok ağlamışlar, zaten şu an annem de babam da Evran’ın gözünün içine bakıyor. Babam, “Evran bir kere dede desin, başka bir şey istemiyorum” diyor. Çok tatlılar.</p>
<p>EVRAN’IN MUTLAKA BİR KARDEŞİ OLACAK</p>
<p>Evran’ın ismini koymaya nasıl karar verdini?</p>
<p>- Uzun bir süre isim bulamadık aslında daha sonra bir rüyamdan etkilendim ve Evran adını koyduk. Ahi Evran’dan geliyor bu isim. Kırşehir’de türbesi var&#8230; Ben 7,5 aylık hamileyken Uğur’la birlikte ziyaretine gitmiştik. </p>
<p>Evran’ın bir kardeşi olacak mı?</p>
<p>- Kesinlikle evet. Evran dört, beş yaşına geldiğinde bir kardeşi olsun istiyorum.</p>
<p>Peki, ne zaman iş anlamında yeniden bir şeyler yapacaksınız?</p>
<p>- Defile için kendimi biraz daha iyi hissetmem gerek. Ama televizyonda bir şeyler yapmak istiyorum. Bu yine bir koşturmacaya gireceğim anlamına da gelmiyor. Televizyona haftada bir gün iş yaparsam hem Evran’ı ihmal etmemiş hem de İstanbul’un kargaşasına girmemiş olurum.</p>
<p> Röportaj: Müge SERÇEK Fotoğraf: Eda AYDIN </p>
<p>Parent Dergisi</p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/unluler/tugce-doras-kimdir-biyografisi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Tuğçe Doras Kimdir Biyografisi</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/tugce-abd-den-vize-bekliyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Tuğçe Abd den Vize Bekliyor</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/tugce-kazaz-tekrar-musluman-oldu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Tuğçe Kazaz tekrar Müslüman oldu</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/unlu-manken-isyan-etti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ünlü manken isyan etti</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/mankenler-alemi/tugce-hostes-olacak.html" rel="bookmark" class="crp_title">Tuğçe hostes olacak</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/tugce-guderden-samimi-aciklamalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altaylı&#8217;dan müzik dünyasına yaylım ateşi</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/altaylidan-muzik-dunyasina-yaylim-atesi.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/altaylidan-muzik-dunyasina-yaylim-atesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 09:20:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[fatih altaylı]]></category>
		<category><![CDATA[kenan evren]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa sandal]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[orhan gencebay]]></category>
		<category><![CDATA[referandum]]></category>
		<category><![CDATA[sezen aksu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=10755</guid>
		<description><![CDATA[Gazete Habertürk&#8217;ün Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, referandum sürecinde halkı yönlendirme gücü olan sanatçıların arşivden çıkan sözlerini yüzlerine vurdu. San-at ve siyaset Sanatçı diye anılan kesimin referandumda takınacağı tavır epeydir malzeme. Herkes pek bir önemser görünüyor “san-atçı” taifemizin Anayasa değişikliğine “Evet” mi, yoksa “Hayır” mı diyeceğini. Benimse pek umurumda değil. Çünkü ben, özellikle de bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/unluler/altaylidan-muzik-dunyasina-yaylim-atesi.html/attachment/altayli" rel="attachment wp-att-10756"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/09/altayli.jpg" alt="" title="altayli" width="300" height="248" class="alignleft size-full wp-image-10756" /></a>Gazete Habertürk&#8217;ün Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, referandum sürecinde halkı yönlendirme gücü olan sanatçıların arşivden çıkan sözlerini yüzlerine vurdu.</p>
<p>San-at ve siyaset</p>
<p>Sanatçı diye anılan kesimin referandumda takınacağı tavır epeydir malzeme.<br />
Herkes pek bir önemser görünüyor “san-atçı” taifemizin Anayasa değişikliğine “Evet” mi, yoksa “Hayır” mı diyeceğini.</p>
<p>Benimse pek umurumda değil.<br />
Çünkü ben, özellikle de bu aralar adları ortada pek fazla dolanan san-atçılarımızın yiyeceği haltı pek önemsemiyorum.</p>
<p>Çünkü onların yemek için halt seçmek gibi bir alışkanlıkları yoktur.<br />
Pek çoğu dönemsel takılırlar.<br />
O günlerde kimin “haltı” modaysa onu sever, kim iktidardaysa onun haltını yemeye pek meraklı olurlar. Bu yüzden “san-atçılarımızın” referandumda ne diyeceğini pek önemsemiyorum. </p>
<p>Bakın mesela birkaç gün sonra 12 Eylül Anayasası’nı tarihe gömmek için “Evet” oyu vereceğini açıklayan Sezen Aksu’ya.</p>
<p>Kenan Evren Cumhurbaşkanı olduğu günlerde Çankaya’da bir davet verir.<br />
“Davet alınca gurur duyduğunu” söyleyerek katılan san-atçılar kimlerdir biliyor musunuz?<br />
Hadi ben söyleyeyim.<br />
Sezen Aksu, Onno Tunç, Gülriz Sururi, Ali Poyrazoğlu. Tabii başkaları da var.</p>
<p>Peki aynı davete katılmayacağını söyleyen sanatçılar kim?<br />
Aziz Nesin, Cemal Süreya, Melih Cevdet Anday, Yaşar Kemal ve İlhan Berk. </p>
<p>Bazıları için 12 Eylül’ü sevmemek için, demek ki Kenan Evren’in Cumhurbaşkanlığı’ndan inmesi gerekiyormuş. </p>
<p>Tabii “halt yemek” bu kadarla sınırlı değil. </p>
<p>12 Eylül’ün mal sahibi Kenan Evren biliyorsunuz sonra san-ata merak sardı. Önce ressam oldu.<br />
Sonra 1994 yılında birdenbire “Şarkıcı olmak isterdim” dedi. </p>
<p>O günkü Milliyet Gazetesi de hemen sanatçılara sordu, “Evren’den şarkıcı olur mu?” diye.<br />
Bakın san-atçılarımız ne dediler. </p>
<p>Mustafa Sandal: “Eminim çok başarılı olur. Çok karizmatik bir insan. Aynı sahneyi paylaşmak isterim.” Nasıl yanıt ama!<br />
Hadi Mustafa Sandal o günlerde genç, tecrübesiz bir popçu. </p>
<p>Ya Orhan Gencebay’ın cevabını duymak ister misiniz?<br />
Bakın ne buyuruyor Orhan Abimiz: “Sanat yelpazesindeki duyarlılığı görüyoruz. Resim yaptığı için sanatçılık yönü zaten var.”</p>
<p>Yaa, gördünüz mü? </p>
<p>Nilüfer de ondan aşağı değil. Bakın ne buyuruyor: “Kenan Evren’in sözlerini sevinerek öğrendim. Kendisi resim yaptığı için zaten sanatçı. Sanatçı sonradan olunmaz, doğulur. Kendisi herhalde sanatçı ve asker olarak doğmuştu.” </p>
<p>Türkiye’de kendisine san-atçı diyen, bizim milletin san-atçı zannettiği zevatın “siyasi duruşu” budur. O yüzden bugün sanatçıların tavrı, o tavrı beğenenleri mutlu etmesin.</p>
<p>Bugün onların haltını yerler, yarın diğerininkini.</p>
<p>Maksat “sağlam” bir halt olsun.</p>
<p>Fatih Altaylı &#8211; Gazete Habertürk</p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/behzat-duygun-ile-seytan-diyorki-sarkisi-hakkinda-konustuk.html" rel="bookmark" class="crp_title">Behzat Duygun ile Şeytan Diyorki Şarkısı hakkında konuştuk</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/hacer-alkandan-fatih-altayliya.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hacer Alkan&#8217;dan Fatih Altaylı&#8217;ya</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/mansur-ark%e2%80%99dan-yeni-album.html" rel="bookmark" class="crp_title">Mansur Ark’dan yeni albüm</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/havuc-album-cikariyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Havuç albüm çıkarıyor</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/atesimi-korukleyen-fahriye.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ateşimi körükleyen Fahriye</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/altaylidan-muzik-dunyasina-yaylim-atesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seda Demir kulaklarını beğenmiyor</title>
		<link>http://www.magazinmedya.net/unluler/seda-demir-kulaklarini-begenmiyor.html</link>
		<comments>http://www.magazinmedya.net/unluler/seda-demir-kulaklarini-begenmiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 06:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kazanova</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[Formsante]]></category>
		<category><![CDATA[Seda Demir]]></category>
		<category><![CDATA[sedef]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak dökümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinmedya.net/?p=10679</guid>
		<description><![CDATA[“Yaprak Dökümü”nün sessiz, sakin kızı Sedef olarak kendini tanıtan genç oyuncu Seda Demir, sağlık ve stil sırlarını Formsante dergisine anlattı&#8230; * Sağlığınıza dikkat eder misiniz? Sağlıklı kalmak için neler yapıyorsunuz mesela? - Sağlık konusunda biraz takıntılıyımdır. O yüzden düzenli olarak spor yapıyorum, organik gıdalar tüketmeye dikkat ediyorum. Genelde katkısız, koruyucu madde içermeyen besinleri yemeye çalışıyorum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.magazinmedya.net/unluler/seda-demir-kulaklarini-begenmiyor.html/attachment/seda-demir-kulak" rel="attachment wp-att-10680"><img src="http://www.magazinmedya.net/wp-content/magazin-paparazzi/2010/09/seda-demir-kulak.jpg" alt="" title="seda-demir-kulak" width="300" height="248" class="alignleft size-full wp-image-10680" /></a>“Yaprak Dökümü”nün sessiz, sakin kızı Sedef olarak kendini tanıtan genç oyuncu Seda Demir, sağlık ve stil sırlarını Formsante dergisine anlattı&#8230;<br />
* Sağlığınıza dikkat eder misiniz? Sağlıklı kalmak için neler yapıyorsunuz mesela?  </p>
<p>- Sağlık konusunda biraz takıntılıyımdır. O yüzden düzenli olarak spor yapıyorum, organik gıdalar tüketmeye dikkat ediyorum. Genelde katkısız, koruyucu madde içermeyen besinleri yemeye çalışıyorum. Dolayısıyla aldığım her şeyin içeriğine bakmak gibi bir alışkanlığım var. Eskiden sigara içiyordum, onu da bıraktım. Bir de stresten uzak durmaya çalışıyorum. ınsanlar sağlığın sadece spor ve yemekle ilgili olduğunu düşünüyor, bence öyle değil. Stressiz yaşamak da çok önemli. </p>
<p>* Hangi sporları yapıyorsunuz?                                </p>
<p>- Pilates yapıyorum. Bisiklet ve ağırlık çalışıyorum. Haftada üç gün, hepsi bir arada&#8230;</p>
<p>* Stresten uzak durmak için yoga ve meditasyon yapıyor musunuz?</p>
<p>- Yoga yaptım ama esneme hareketleriyle ilgili bir sorunum olduğu için sonra bıraktım.</p>
<p>* Beslenme düzeniniz nasıl peki?</p>
<p>- Sabah kahvaltıda organik besinler yiyorum. Yumurta, protein açısından çok gerekli, o nedenle her gün organik yumurta yiyorum. Peynir, üzerine zeytinyağı gezdirilmiş domates ve zeytini çok seviyorum. Çok güçlü bir antioksidan olduğu söylendiği için düzenli olmasa da, aç karınla elma sirkesi, limon ve zeytinyağını içmeye çalışıyorum. Öğle yemeklerinde çok sağlıklı beslenemiyorum. Küçük bir sandviçle geçiştirmeye çalışıyorum. Akşamları ise kendi hazırladığım yemekleri yemeyi tercih ediyorum. Çok fazla et yemiyorum. Genelde balık ve sebze ağırlıklı besleniyorum.</p>
<p>* Sağlık için özellikle tükettiğiniz şeyler var mı?</p>
<p>- Olmaz mı? Çörek otu tanecikleri, ısırgan otu tohumu, üzüm çekirdeği ve keten tohumunu karıştırıyorum ve her sabah yoğurdun içine koyup yiyorum. Düzenli olarak da keçiboynuzu pekmezi içiyorum. </p>
<p>* Buzdolabınızın olmazsa olmazları neler?</p>
<p>- Mantar, çarliston biber, domates, mineral su&#8230; Mineral suyu çok fazla tüketiyorum. Hem seviyorum hem de yaşlılar, çocuklar için yararlı olduğunu duydum. Damar sağlığı için de önemli. Az önce söylediğim gibi yumurta da yine vazgeçilmezlerim arasında yer alıyor. </p>
<p>* Zararlı şeyler sevmez misiniz hiç?</p>
<p>- Tatlı ve çikolata sevmem. Beyaz şeker kullanmıyorum; çünkü kanser hücrelerini çoğalttığını duydum. Alkolü haftada bir defa, çok az içiyorum. O da iki kadeh şarap ya da iki şişe birayla sınırlı&#8230;</p>
<p>* Cildiniz ve vücudunuz için özel şeyler yapıyor musunuz?</p>
<p>- Cildim ve vücudum için sürekli kullandığım markanın peeling ve serumunu, göz altı kremi kullanıyorum. Ayrıca göz için bir masaj aleti aldım; çünkü kadınların göz çevresi çok çabuk yaşlanıyor. </p>
<p>* Bir gün gerekli görseniz estetik cerrahiden medet umar mısınız?</p>
<p>- Yüzümün şekli bozulmayacaksa olabilir. Örneğin bir kulağım ekranda dışa doğru duruyor. ıleride belki onu yaptırabilirim.</p>
<p>* Görüntünüzden memnun musunuz?</p>
<p>- Kendimi çirkin bulmuyorum ama işin gerektirdiği bazı şeyler var. Mesela fazla kilom olduğunu düşünüyorum. Ama yemek yemeyi seviyorum. Oysa bir oyuncunun ince olması gerek. Ayrıca saçım uzun olsun istiyorum ama dizideki karakterin saçı kısa olduğu için yıllardır uzatamıyorum.</p>
<p>&#8220;BEN SEDEF’TEN DAHA YARAMAZIM&#8221;</p>
<p>* Sedef çok masum, iyimser bir kız. Sizin Sedef’le benzer yönleriniz var mı?</p>
<p>- Ben o kadar sessiz değilim. Sedef çok durgun ve ağırbaşlı bir kız. Üniversite hayatı yaşamamış, ilk görüşte aşık olmuş, hayattan fazla beklentisi olmayan biri. Bense üniversite hayatı yaşamış, sosyal biriyim. Sedef, yeni yeni iş hayatına giriyor ve karakteri de değişmeye başlıyor. Fakat ne kadar değişirse değişsin, ben ona göre daha hareketliyim, daha yaramazım, çılgınım.</p>
<p>Nilgün Yıldız /Formsante dergisi</p>
<div id="crp_related"><h4>Alakalı Diğer Haberler:</h4><ul>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/2010-seda-sayan.html" rel="bookmark" class="crp_title">2010 Seda Sayan</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/tv-rehberi/sabahlarin-sultani-seda-sayan.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sabahların Sultanı Seda Sayan</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/yerli-magazin/50-bin-euroluk-oyuncak-aldi.html" rel="bookmark" class="crp_title">50 Bin Euroluk Oyuncak Aldı</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/muzik-dunyasi/ameliyatta-esinin-turkulerini-dinledi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ameliyatta eşinin türkülerini dinledi</a></b></li><br>  <li><b><a href="http://www.magazinmedya.net/magazin/seda-konugunu-evire-cevire-dovdu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seda Konuğunu Evire Çevire Dövdü</a></b></li><br></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.magazinmedya.net/unluler/seda-demir-kulaklarini-begenmiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

